
Çalışanların güvencesi olarak görülen kıdem tazminatı, alma şartları nedeniyle çalışma hayatı içindeki en tartışmalı konulardan birini teşkil ediyor. Bir çok çalışan işten çıktıktan veya çıkarıldıktan sonra tazminat alabilmek için mahkemelerin yolunu tutuyor. Bunun bir örneği daha Bursa'da yaşandı. Bir alışveriş merkezinde çalışırken işten çıkarılan işçi, tazminatını almak için mahkemeye gitti. Yargıtay'a uzanan sürecin sonunda alışılagelmişin dışında bir karar geldi ve karar işçi aleyhine oldu. İşte detaylar...
OLAY
Bursa'da bir alışveriş merkezinde çalışan mağaza müdürü, aynı iş yerinde çalışan diğer kişiler tarafından şikayet edildi. Şikayet sebebi iş yoğunluğu bahanesi ile öğle yemeği izni verilmemesi oldu.
İş yeri sahibi, gelen şikayetler üzerine mağaza müdürünü incelemeye aldı. İncelemesinde mağaza müdürünün eksik çıkan ürünlerin parasını çalışanlardan kestiği ortaya çıktı.
Denetimler sonrasında iş akdi feshedilen mağaza müdürüne tazminat da verilmedi.
MAHKEME VE YARGITAY SÜRECİ
Tazminatsız olarak işten çıkarılması üzerine mahkemenin yolunu tutan mağaza müdürü, eksik çıkan ürünlerin çalışanlardan kesilmesinin bir teamül olduğunu söyledi.
Müdür bu nedenle tazminatını, yıllık izin ücreti alacaklarını talep etti.
İş Mahkemesi konuyu kısmen kabul edince işveren bu sefer Yargıtay'ın yolunu tuttu. Yargıtay 9. Hukuk Mahkemesi konuyu inceledi ve emsal bir karar aldı.
Yargıtay kararına göre mağaza müdürü çalışanların huzurunu bozduğu gibi, iş yeri güvenliğini de tehdit ediyordu. Bu nedenle tazminatsız kovulması haklıydı. Kurumun açıkladığı tam metin şu şekilde;
”Davacının da savunmasında işler yoğun olduğu için ve şirketin menfaati için bu şekilde davrandığı kabul etmesi karşısında davacının davranışlarının doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işverenin davacı ile iş ilişkisinin çekilmez hale geldiği ve işyerindeki huzur ortamının bozulduğunun kabulü ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca işveren feshinin haklı olduğu anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. Mahkeme kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir"
