
Türkiye’nin gündeminde gereksiz iki konu var.
Birincisi; 2028 de yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin cumhurbaşkanı adayı kim olacak? CHP cumhurbaşkanı adayını hangi yöntemle belirleyecek?
İkincisi de; Türkiye’de Anayasa değişikliği yapılmak istenmesi…
Cumhurbaşkanlığı seçimine daha 3 yıl var. Adayları ve aday belirleme yöntemlerini şimdiden tartışmaya gerek yok. Vakit çok erken…
Gündemde erken seçim de yok. O halde neden CHP’nin Cumhurbaşkanlığı adayı gündeme gelsin? Aylarca kimin aday olacağı neden bu kadar çok gündemi işgal etsin?
Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanlığı seçim tarihini ilan etsin. Ondan sonra CHP, kendi Cumhurbaşkanı adayını ve aday belirleme yöntemini açıklar.
Medyanın bunu aylarca televizyonlarda tartışma konusu yapmasını halkımız; erken, gereksiz ve gerçek gündemden uzaklaşma olarak görüyor.
Halkımız, bu konuyu dinlemekten bıktı.
Türk milleti, gerçek gündemden uzaklaşarak televizyonlarda CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını ve aday belirleme yöntemini tartışan TV kanalını hemen kapatıyor. Televizyon izleme araştırma firmalarından o saatte bu konuyu tartışan kanalların reytinginin düştüğünü izliyoruz.
CHP ve AKP; Cumhurbaşkanı adaylarını zamanı geldiğinde kendileri veya geçen seçimlerde olduğu gibi kuracakları ittifak ortakları diğer partilerle birlikte belirler. 3 sene sonra yapılacak seçim için bu gündem çok erken ve gereksiz…
Anayasa değişikliğine gerek yok.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya resmî olmayan kullanımıyla 1982 Anayasa'da denir.
Anayasamızda, 7 kısım, 177 madde ve 16 geçici madde bulunmaktadır.
12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında askerî yönetimin emriyle Danışma Meclisi tarafından hazırlanmış, 23 Eylül 1982 tarihinde Danışma Meclisi tarafından ve 18 Ekim 1982 tarihinde Millî Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Anayasa, 7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halk oylaması sonucu yüzde 91,37 oranında kabul oyu ile kabul edilmiştir.
Ak Parti iktidara geldiğinden bu yana, son 24 yılda, Anayasa’da üçü referandum yoluyla olmak üzere tam 12 defa değişikliğe gitti.
Deniyor ki ‘sivil anayasa yapalım. Darbe anayasasından kurtulalım’.
Millî iradeyle başa gelen sivil Ak Parti iktidarı, sivil AKP hükümeti; görevde bulunduğu 24 yılda, Anayasanın 177 maddesinden gerekli gördüğü 134’ünü zaten değiştirdi.
Anayasamızda değiştirilecek madde kalmadı ki…
Sadece değiştirilemez maddeler kaldı. Üniter devlet yapısını koruyan maddeler kaldı.
AKP sivil iktidarı, 12 kere Anayasa değişikliğine gitti.
AKP sivil iktidarı, Anayasanın 134 maddesini değişitirdi.
Sivil hükümet AKP’nin yaptığı bu Anayasaya sivil Anayasa denmez mi? Denir …Bu nedenle yeni bir Anayasa hazırlamaya lüzum kalmamıştır.
Milletin gündemi başka…
Türk milletinin gündeminde olan konular daha farklıdır.
Türkiye’nin gündemi: Başta adalet olmak üzere;
Açlık, yokluk, yoksulluk, işsizlik, gelir dağılımında ve vergilerde eşitsizlik, yap işlet ve devret uygulamalarındaki yanlışlıklar, yüksek enflasyon/hayat pahalılığı, demokrasi/fikir özgürlüğü, sistemin yeni iş yaratmadaki yetersizliği, sabit ve dar gelirli memur, emekli ve emekçilerin maaşlarının azlığı, halkın alım gücünün yetersizliği, tüketici kredileri ve kredi kartı borçları altında ezilen yaklaşık 10 milyon insanımızın geçim derdi en önemli gündemimizi oluşturmaktadır.
Şükür terör bitti.
Kahraman silahlı kuvvetlerimiz ve fedakâr emniyet güçlerimize, yüce Türk Milletinin emrindeyiz diyen devlet kurumumuzun mensuplarına terörü bitirdiği için şükran borçluyuz.
Türkiye’nin gündeminde diğer önemli konu: yasal geçici sığınmacılar yanında, Suriye, Afganistan, Irak ve Afrika ülkelerinden gelen kaçak göçmenler, milyonları bulan kaçak göçmenlerin değiştirdiği nüfus oranıyla, Türk nüfusunun ileriki zamanlarda azınlığa düşme tehlikesi gibi ciddi sorunlarımız var.
Emekli ve emekçiler açlık sınırında
Türkiye’de, son yıllarda ciddi boyutta hayat pahalılığı yaşanıyor.
Halkımız geçim sıkıntısı içinde.
Özellikle sabit gelir sahibi emeklilerin ve emekçilerin düşük maaşı nedeniyle açlık sınırında yaşamak zorunda kalmaları yüreklerimizi yakıyor.
Emekli ve emekçiler; maaşlarının, yüksek ev kirasına yetmediğini dile getirmektedir. Vatandaşımız, elektrik, doğalgaz, yemek-içme, temel gıda maddelerine gelen zamlar, çocukların okul masrafı, servis ücretlerine gelen zamların altında ezilmektedir.
Hele Cumhurbaşkanımızın övgüsüne mazhar olalım diye üç çocuk yapanların hali çok daha perişan…
Maaşlar; bebe mamasına, sütüne, çocuk bezine yetmiyor. Artık birçok aile çocuk bezini paket halinde alamazken tane ile almaya başlaması yüreğimizi sızlatıyor. Devletin çocuk parası diye verdiği miktar, bir kutu bebe maması bile parası değil.
Beklentimiz
İdarecilerimizden ve medyada yöneticilerinden, halkımızın gerçek gündemine ve halkın sıkıntılarına yoğunlaşmalarını beklemekteyiz.
Halkın derdi ile dertlenen, halkın derdine çözüm bulabilecek güce, azme ve yeterliliğe sahip iyi kadroya, iyi insanlara ihtiyacımız var.
Umutluyum iyi insanlarımız var.
Türkiye’nin iyilere değil, en iyilere ihtiyacı var.
Umutluyum, en iyiler ve en cesurlar var. Var olsunlar…
Namık Kemal YILDIZ
