
Ramazan ayı'nın ortalarına geliyoruz. İçerisinde Kadir gecesinin de olduğu son on güne yaklaşıyoruz. Hasat mevsimi başlıyor yani.
Hayat dediğin şey bazen bir yol yürüyüşüdür.
Gecedir.
Yorgunsundur.
Ve komutan bir cümle söyler:
“Ayağınıza takılanları toplayın.”
İnsan o anda anlamaz.
Taş mı bu? Çakıl mı? Yük mü?
Ama sabah olunca altın olduğunu öğrenir.
Ramazan işte tam olarak budur.
Gece yürüyüşü gibi.
Ayağımıza takılan “küçük” ibadetlerin aslında altın çıktığı bir mevsim.
Bu ay sıradan bir zaman dilimi değildir. Takvim yaprağı değil, bereketin yoğunlaştırılmış hâlidir.
Bediüzzaman’ın ifadesiyle:
“Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar…” (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup)
Ve devam eder:
“Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, nass-ı Kur’an ile bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra bir hüccet-i katıadır.”
Bu bir mecaz değil. Bu bir değer çarpanı.
İktisat bilenler için söyleyelim: Getiri katsayısı artıyor.
Normal zamanda 1 birim.
Ramazan’da 1000 birim.
Leyle-i Kadir’de 30.000’e (her ay 30 gece ise 30*1000= 30000) kadar çıkan bir sevap ekonomisi.
Bu dünyada böyle bir fırsat hangi piyasada var?
Toplamayan Kaybeder
Şimdi Zülkarneyn kıssasına gelelim.
Ordu gece yürür.
Emir verilir: “Ayağınıza takılanları toplayın.”
Bir grup der ki:
“Yorulduk, taş mı taşıyacağız?”
Toplamaz.
Bir grup der ki:
“Emirdir, az da olsa alalım.”
Az alır.
Bir grup der ki:
“Bu emirde hikmet vardır.”
Eteğini, heybesini doldurur.
Sabah olur.
Gece geçilen yer altın madenidir.
Hiç almayan pişman.
Az alan pişman.
Çok alan bile pişman:
“Keşke daha fazla alsaydım…”
İşte Ramazan da böyledir.
Teravih bir taş gibi görünür.
Bir cüz Kur’an küçük bir çakıl gibi gelir.
Bir sadaka basit görünür.
Bir kırık kalbi tamir etmek sıradan sanılır.
Ama sabah ahiret olduğunda,
hepsi altın çıkacak.
Ve o gün kimse şunu demeyecek:
“Keşke daha az ibadet yapsaydım.”
Ramazan Bir Yoğunlaştırılmış Ömürdür
Bediüzzaman boşuna demiyor:
“Evet Ramazan-ı Şerif; bu fâni dünyada, fâni ömür içinde ve kısa bir hayatta bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır.” (Mektubat)
Bu ay bir zaman genişlemesidir.
Manevî relativite.
Bir ay, seksen senelik ürün verebiliyor.
Kadir Gecesi, bin aydan hayırlı.
Düşün:
Bir gece.
Seksen üç yıldan fazla değer.
İnsan bazen dünya için fırsat kovalar.
Arsa kaçmasın.
İhale kaçmasın.
Yatırım fırsatı kaçmasın.
Peki ya sevap fırsatı?
Ramazan her yıl kapımıza gelir.
Ayağımıza takılır.
“Toplayın” der.
Toplamayan kaybeder.
Az toplayan hayıflanır.
Çok toplayan bile “daha çok olsaydı” der.
Mesele yorgunluk değil.
Mesele farkındalık.
Bu ay bir hasat mevsimidir.
Tarlaya tohum ekme zamanı değil sadece;
olgunlaşmış başakları biçme zamanıdır.
Her teravih bir başak.
Her cüz bir altın.
Her Kadir gecesi bir maden ocağı.
İleride “Keşke…” dememek için
bugün “Bismillah” demek gerekir.
Heybemiz boş kalmasın.
Çünkü sabah mutlaka olacak.
Ve o sabah
taş sandıklarımızın altın olduğunu göreceğiz.
Hayırlı Ramazanlar .. son on günü iyi değerlendirmeyi nasip etsin Cenab'ı Hak.
✍️ Erdoğan Serdengeçti

