
Çalışanın en büyük iş ve hayat güvencelerinden biri Kıdem Tazminatı. Yıllardır üzerine tartışmalar dönen ve alma yöntemleri hala çok sert ve ağır olan kıdem tazminatı ile ilgili gelen emsal kararlar, benzer durumları yaşayan işçilerin yüzünü güldürebiliyor. Bunun son örneği bir bankacının Bursa'daki davasından geldi.
Bursa'da yaşayan bir bankacı, iş akdini feshederek, bir başka banka ile anlaştı. Fakat emekliliğe yaş dışında hakkı bulunan bankacı, eski bankasından kıdem tazminatını talep etti. İş akdinin feshinden 4 gün sonra yeni banka ile anlaşan bankacı, kıdem tazminatını alamayınca konu mahkemelik oldu.
BANKACI TAZMİNATINI İSTEDİ
İş akdini fesheden bankacı, 4 gün sonra bir bankada müdür yardımcısı olarak işe başladı. Kıdem Tazminatını alamayan bankacı icra takibi başlattı. Banka ise itiraz ederek durdurdu. Bu sefer bankacı iş mahkemesine dava açarak itirazın reddini istedi.
İşveren banka, mahkemedeki savunmasında, bankacının diğer banka ile görüşmeye henüz kendilerinde çalışırken başladığını belirtti. İstifanın kıdem tazminatı için değil, başka bankada çalışmak üzere olduğunu iddia eden banka, fesih hakkının bu noktada kötüye kullanıldığını iddia etti.
İŞ MAHKEMESİ KARARI
İş mahkemesi yaptığı incelemeler sonucunda, davacının istifasının yeni bankada çalışmak için olduğunu, kıdem tazminatı amaçlı olmadığına karar vererek bankayı haklı buldu ve kıdem tazminatı talebinin iptaline karar verdi.
YARGITAY İŞÇİYİ HAKLI GÖRDÜ
Konu bu sefer Yargıtay'ın önüne geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yaptığı incelemelerde, işçinin yaş hariç emeklilik şartlarını karşıladığını, 475 Sayılı Kanun’un 14/1- 5. maddesindeki koşulların oluştuğunu belirtti.
Yargıtay ayrıca fesih öncesi bir başka işveren ile görüşmenin kötü niyet sayılmayacağını, bu nedenle kıdem tazminatı hakkının sabit olduğunu söyledi.
Bu noktada alınan emsal karar ile;
- İşçi, bir işyeri ile, önceki iş yerinden ayrılmadan görüşebilir.
- Yaş hariç emeklilik şartları taşıyan da kıdem tazminatını alabilir.