
Amerika ve İngiltere, Serv Anlaşmasında Kürdistan kurulması vaadinde bulundular.
1914-1918 I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı İmparatorluğunun dağılması ardından bölgede birkaç yeni devlet kuruldu. Britanya İmparatorluğu (İngiltere) bölgedeki Araplar, Ermeniler vb. diğer milletlere vaat verdikleri gibi Kürtlere de bir devlet kurma vaadinde bulunmuşlardır.
1920 yılında imzalanan Sevr Antlaşması’nın 3’üncü bölümünde “Kürdistan” başlığıyla hazırlanan “Siyasal hükümleri” kapsayan 62, 63 ve 64. maddelerinde açık bir şekilde Kürdistan’ın kurulması ve sınırlarından bahsedilmiştir.
Sevr Antlaşması’nın 62’inci maddesinde, İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat'ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti'ne (Birleşmiş Milletler ) bağımsızlık için başvurabilecekti.
Dikkat ettiniz mi? önce masumca yerel yönetimi güçlendirme talebi, peşinden özerklik ve devlet kurmak için Birleşmiş Milletlere başvuru ve de devlet olma… 100 yıl önce de aynı taktik varmış öğrendik…
Kürtlerin, Sevr Antlaşması’yla devlet kurma ihtimali doğdu. Ancak Kürdistan devletinin kurulması girişimi 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması’yla sekteye uğratıldı.
Amerika, İngiltere, Fransa başta olmak üzere, 100 yıl önce Kürtlere vaat edilen ve Lozan anlaşmasıyla engellenen İsrail’e dost Kürdistan’ı kurma faaliyetlerinin günümüzde de devam ettiği görülmektedir.
KCK, PKK’nın üst yapısı…
Günümüzde KCK/PKK/YPG/SDG/ vb. benzeri harflerden oluşan kısaltmalar kullanılıyor. Bunların ne olduğunu bize anlatır mısın diyen okuyucularım için kısa bilgi vereyim.
Terörist başı Abdullah Öcalan'ın teorize ettiği Kürdistan Topluluklar Birliği (Kürtçe: Koma Civakên Kurdistanê) KCK, demokratik konfederalizm çerçevesinde kurulan çatı örgüttür. Amacı Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den toprak alarak 4 parçalı büyük Kürdistan’ı kurmaktır.
Kürdistan Demokratik Toplum Konfederalizmi Kurucusu ve lideri Abdullah Öcalan’dır. Öcalan’ın yanında Cemil Bayık, Hülya Oran eş başkanlardır. Yürütme Konseyi 12 kişiden oluşmaktadır.
KCK bünyesinde büyük Kürdistan’ı kurmak amacıyla, Türkiye, Suriye, İran ve Irak sınırları içinde demokratik konfederalist siyasi partiler olarak tanımlanan 4 oluşum vardır.
- Türkiye’de Kürdistan İşçi Partisi (PKK), Türkiye toprakları üzerinde Kuzey Kürdistan’ı kurmak görevi vardır. Silahlı kandı HPG’dir,
- Suriye’de Demokratik Birlik Partisi (PYD), Suriye’de Fırat’ın doğusunda Batı Kürdistan’ı kurma görevi vardır, silahlı kanadı YPG’dir,
- İran’da Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) İran sınırları içinde Doğu Kürdistan’ı kurma görevi vardır, silahlı kanadı YRK’dır,
- Irak’ta Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK) Irak toprakları üzerinde Güney Kürdistan’ı oluşturma görevi verilmiştir.
Kuzey Irak’ta Özerk Kürt Bölgesel Yönetimi oluşumu tamamlamıştır.
KCK'nin yasama organı kabul edilen Kongra-Gel; 17 Mayıs 2005 tarihinde Orta Doğu ve Avrupa'dan 213 PKK üst düzey yöneticisinin katılımı ile kabul edilen "KCK Sözleşmesi" ile kurulmuştur. KCK yapısı altında faaliyet gösteren 4 terör örgütü kendi aralarında “KCK Sözleşmesi” kapsamında ahitleşmişlerdir.
Terör örgütleri, 4 ülkede, 4 federasyon kurmak ve 4 federasyonu birleştirip konfederasyon şeklinde birleşmek ve büyük Kürdistan’ı kurmayı hedeflemişlerdir. Hepsinin lideri Öcalan’dır. Hepsinin bürolarında Öcalan’ın fotoğrafları vardır. Aynı hedefe yönelirler. İsimleri farklı olsa da hepsi aynı yolun yolcusudur.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. 1 Ekim’den bu yana, siyasi rotayı ezber bozucu, söylem ve çıkışlarıyla dizayn ediyor.
MHP liderinin, 22 Ekim’de “Abdullah Öcalan Meclis’e gelsin DEM Parti grubunda konuşsun” çağrısının ardından başlayan süreçte, DEM partili yetkililerin İmralı, Kandil, Avrupa, Irak/Erbil gibi merkezlere giden mektuplar ve heyetlerin yaptıkları görüşmelerin ardından, Öcalan'ın İmralı'dan kaleme aldığı yazılı açıklama, 27 Şubat'ta İstanbul'daki Elite World Hotel'de gerçekleştirilen "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.
Metnin Kürtçesi, Mardin Büyükşehir eski Belediye Başkanı Ahmet Türk; Türkçesi ise DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan tarafından okundu.
PKK/ KCK lideri Abdullah Öcalan, 27 Şubat'taki çağrısında, "Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir" şeklinde açıklamada bulundu. Ancak, "tüm gruplar" ifadesiyle hangi grupları kastettiğiyle ilgili kamuoyunda farklı yorumlar yapıldı.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik,
"PKK, PYD, YPG, SDG hangi adla olursa olsun, Irak ve Suriye'deki bütün uzantılarıyla terör örgütü silah bırakmalıdır ve kendi kendisini feshetmelidir" dedi.
PKK’nın Suriye Kolu Elebaşı “Mazlum Abdi” kod adlı Ferhat Abdi Şahin
Öcalan’ın çağrısının PKK’ya yönelik olduğunu, kendilerini kapsamadığını söyledi. Ve peşinden İsrail’e çağrı yaptı. Tam da bunun üzerine terör devleti İsrail'in başbakanı Netanyahu "Suriye Kürtleri korunmalı" açıklaması yapıp yeni süreçte PKK/YPG'yi destekleyeceğini açıktan ilan etti. Şahin de “ Desteğinize açığız” diye İsrail’e cevap verdi.
Böylece YPG'nin "APO" maskesi düşmüş oldu. Örgütün ABD - İsrail projesi bir yapı olduğu kanıtladı.
Murat Karayılan,
PKK kurucularından KCK Yürütme Konseyi üyesi. PKK'nın silahlı kanadı olan Halk Savunma Güçleri'nin (HPG) liderliğini üstlenmiş Karayılan yaptığı açıklamada:
“Öncelikle bir ateşkes gerekir. Ateşkes olmadığı müddetçe biz burada nasıl silah bırakmayı gündemimize alabiliriz ki! Her gün silahlar kullanılıyor ve biz silahlar sayesinde kendimizi koruyoruz”
“Biz on binlerce silahlı gücü bulunan bir hareketiz. Bu güç öyle para için gelmiş, maaşını kesip ‘evine git’ denilince hemen onu yapacak bir güç değil. Apo’nun kendisi devreye girmediği, bu arkadaşlarla konuşmadığı müddetçe, öyle sadece bir videolu çağrıyla bir şey olmaz.” Deyip topu taca attı.
PKK Yürütme Komitesi’den yapılan açıklamada,
“Biz PKK olarak söz konusu çağrının içeriğine olduğu gibi katılıyoruz ve kendi cephemizden çağrının gereklerine uyacağımızı ve uygulayacağımızı belirtiyoruz. 1 Mart Cumartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere ateşkes ilan ettiğini" duyurdu.
PKK bağlantılı Kongra-Gel oluşumunun eş başkanı Remzi Kartal,
Öcalan’ın çağrısının Suriye'deki YPG veya İran'daki PJAK gibi örgütleri kapsamadığını savundu.
HÜDA PAR’ın talepleri, PKK talepleri mi olacak?
15-16 Şubat 2025 tarihlerinde HÜDA PAR’ın Diyarbakır’da düzenlediği “Kürt Meselesine İnsani Çözüm” toplantısının sonuç bildirgesinde dile getirilen talepler, KCK/PKK’nın adına yapılmış talepler gibi gözükmektedir.
Türk Anayasasından Türk ve Türkçe ile ilgili maddelerin değiştirilmesini, Türk sözlerinin kaldırılmasını, Kürtçenin resmi dil, Kürt halkının devlet kurucu halk olarak anayasaya girmesini. Özerk ve özel bölgeler ihdas edilmesini istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin Türk olduğu tanımlamasından vazgeçilmesini istiyorlar.
Binali Yıldırım’a AKP ve MHP’den tepki
Eski başbakanlardan Binali Yıldırım, “Vatandaşlık tanımı yeni anayasada gözden geçirilebilir” şeklinde beyanatta bulununca Türk Milleti şaşırdı. Acaba terör örgütüne verilmiş bir söz mü var şeklinde şüpheye kapıldı. Ancak APK ve MHP yetkililerinden gelen tepkilerle PKK’ya söz verilmediği, terör örgütü ile pazarlık yapılmadığı anlaşıldı.
Terörsüz Türkiye’yi hepimiz isteriz.
Yaklaşık 8 sene çeşitli görevlerle yurtdışında bulundum. Göreve başlamadan önce bize ilk öğretilen: “Türk devleti terör örgütü ile pazarlık etmez” oldu. Biz buna inandık…
Terörsüz Türkiye’yi hepimiz isteriz. Ancak, terör örgütü sözcüleri ile DEM’nin Öcalan açıklaması sonrasında, iktidardan, siyasi partilerden, TBMM’ Meclis başkanından bazı beklentileri olduğu gerçeğini de görmekteyiz. Bu amaca yönelik parti ziyaretlerine başlayacaklarını ifade ettiler.
Acaba dillendirilen talepler, sivil anayasa yapma sürecinde mi yerine getirilecek diye bir endişe var. Endişemiz vatanseverliğimizdendir. Kaygımız Türkiye sevdamızdandır.
Umutluyum.
Siyasi partilerimizin, millî devletin esasları; Cumhuriyet, üniter devlet yapısı, Türk milleti kavramı, Türk vatandaşlığı, Türkçe, Türk Bayrağı ve İstiklal Marşı gibi değerlerimiz hususlarında hassas olacaklarına inanmaktayız.
TBMM’de üzerine yemin etiği Anayasanın değiştirilemez maddelerini değiştirmeyecek milletvekillerimiz var. Yüreğinde Türklük sevgisi olan, Atatürk’ün ilkelerine bağlı vekillerimiz var. Teröre ve teröriste geçit vermeyecek siyasi partilerimiz var. Türksüz Türkiye yapılmasına izin vermeyecek cesurlarımız var.
Hepsinden öte yüce Türk milleti var. Yüce Türk milletinin emrinde olan kurumlarımız var. Kalemiz var.
Namık Kemal YILDIZ
