
Bolu Belediyesi'nde sendikalarından dolayı işten çıkarılan işçilerin hakkını aramak için başlatılan 'Emek ve Adalet Yürüyüşü' beşinci günü dün tamamladı. Hak-İş Konfederasyonu'na bağlı Hizmet-İş Sendikası tarafından CHP'li Bolu Belediyesi'nde söz verildiği halde işten çıkarılan işçilerin hakkı bu protestolar ile aranıyor.
Bolu'nun Gerede ilçesi Aktaş köyü mevkisinden yaklaşık 250 kişiyle başlayan yürüyüş, 18 kilometre katedilmesinin ardından Ankara'nın Çamlıdere ilçesi sınırları içindeki Çamkoru Tabiat Parkı yol ayrımında tamamlandı.
Yürüyüşün son 2 kilometresine katılarak işçilere destek veren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, grubun Ankara'ya varmasına 80 kilometre kaldığını söyledi.
Arslan, 22 Haziran Cumartesi sabahı CHP Genel Merkezi önüne ulaşarak "Emek ve Adalet Yürüyüşü"nü bitirmeyi planladıklarını dile getirdi.
Amaçlarına ilişkin bilgi veren Arslan, "Birincisi, bu yürüyüş bir sağduyu yürüyüşüdür. Kırıp dökmeden, hakaret etmeden, kavga gürültü çıkarmadan, üslubuna, yürüyüşüne, konuşmasına, tavrına dikkat eden bir sağduyu yürüyüşüdür. İkincisi, bütün yürüyüş boyunca ve 54 gündür söylediğimiz şey, 'Müzakere edelim. Oturalım konuşalım, bu sorunu çözelim ve birlikte eylemi sonuçlandıralım.' Bir taraftan sağduyuyla yürüyüş yaparken bir taraftan da kulağımız, gözümüz belediye başkanlarında, CHP yetkililerinde. Amacımız nedir? Yürüyüşümüzü ve yürüyüşümüzün sonunda işimizi, aşımızı kazanmaktır." dedi.
Arslan, önem verdikleri bir diğer hususun da yürüyüşün sendikal hareket için önemli bir mesaj niteliği taşıması olduğunu ifade etti.
Hakları, işçiler ve gelecek için gerektiğinde yürüyeceklerini de gösterdiklerini dile getiren Arslan, "Bu yürüyüş sadece bu ülkede değil aynı zamanda uluslararası sendikal hareketin de dikkatini çekmiştir. Oradan da ciddi destekler gelmiştir." diye konuştu.
Uluslararası Çalışma Örgütünün 108'inci konferansı dolayısıyla yurt dışına çıktığını ve Türkiye'ye bugün döndüğünü belirten Arslan, şöyle devam etti:
"Pek çok ülkenin sendikaları, konfederasyonları bu yürüyüşümüz dolayısıyla selamlarını gönderdi. Özellikle bir tanesi (Arnavutluk Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu Başkanı ve ekibi) ısrarla kendisinin mesajının buradaki arkadaşlara, 85 bin üyeleri ile HAK-İŞ'in ve Hizmet-İş Sendikasının yürüyüşüne destek olduklarını, HAK-İŞ kongresine de katılıp bu desteklerini bizzat Bolu'da gerçekleştireceklerini ifade ettiler."
Arslan, bu yürüyüşün aynı zamanda hakların, geleceğin, işin ve aşın güvencesi olma noktasındaki kararlılıklarını gösterdiğini dile getirerek, "Biz sadece yürümüyoruz, sendikal hareketin tarihini yeniden yazıyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da partisinin grup toplantısında bu yürüyüş ve mücadelenin ne amaçla yapıldığı konusuna değindiğini hatırlatan Arslan, şunları kaydetti:
"Sayın Cumhurbaşkanımız, kimlerin ne sözleri verip de sözü yerine getirmediğini bütün dünyaya video konferansla göstermiştir. Aslında Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve vatandaşlarımızdan doğrudan böyle bir talebimiz olmamıştır ancak bizim yürüyüşümüz, bizim bu kutlu davaya sahip çıkışımız, haklı ve adaletli şekilde davranmamız esasında bizim sorumlu davranmamızı, bu sorumluluğumuzun karşılığında da kamuoyunun inanılmaz desteğini almamızı sağlamıştır.
'Hangi siyasal görüşte olursa olsun, hangi zamanda işe girerse girsin onların ekmeğiyle aşıyla oynamayacağız.' diyen Sayın Kılıçdaroğlu'na buradan sesleniyorum, bakın bizim işimizle uğraşıyorlar, ekmeğimizi elimizden aldılar. Bizi iş yerlerine sokmadılar. Sadece işçi olmak, sadece emekçi olmaktan başka bir kusurumuz yok. Sayın Kılıçdaroğlu, bu insanların feryadını duy. Biz mücadelemizi, alın teri, emeğimiz, işimiz, aşımız, geleceğimiz için yapıyoruz."
Hedefi vuruncaya, elde edecekleri başarıyı kutlayıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Arslan, "Yürüyüş bunun birinci aşaması. Bu iş burada kalmayacak. Yeni mücadele alanlarını ve yöntemlerini geliştireceğiz. İşten atmaları önlemek, işten çıkarılan arkadaşlarımızı işe döndürmek, sendikal baskıları azaltmak ve ortadan kaldırmak adına mücadelemizi bundan sonra da sürdüreceğiz. Ankara'ya varmadan, sesimizin duyulduğu, taleplerimizin kabul edildiği ve gerçekten arkadaşlarımızın işe geri alındığı haberini alırsak biz Ankara'ya varmadan geri döner, işimizin başına döneriz. Bunu bir daha ifade etmek istiyorum. Herkesin bunu anlamasını, bilmesini istiyoruz." dedi.
Mahmut Arslan, yürüyüşe yarın sabah kaldıkları yerden devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
AA
Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı…Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü1 Mayıs sadece bir kutlama günü değil.Emeğin…
Türk Dünyası, Balkan Türkleri Dayanışma ve İşbirliği Derneği olarak bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve…
Türkiye’de yaşlı nüfus hızla artarken hükümet “Uzun Süreli Bakım Sigortası” için düğmeye bastı. Yeni sistemle…
Bu yazımı bir öğretmen, bir öğretmen çocuğu ve bir öğretmen babası olarak yazıyorum. İlkokuldan üniversite…
Fener Rum Patrikhanesi, kökeni 4. yüzyıla uzanan ve İstanbul (Konstantinopolis) merkezli bir Ortodoks dini kurumudur.…
Hasbelkader Kitap Fuarlarına katılıyorum. Şunu baştan sorayım. Kitap Fuarlarındaki kitaplar ne kadar ilim ve irfana…
Bu site çerezlere izin vermektedir.