Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı…Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü1 Mayıs sadece bir kutlama günü değil.
Emeğin değeri, gelir adaleti ve örgütlü olmanın gücü bugün yeniden tartışılıyor.
Bediüzzaman Said Nursi’nin iki çarpıcı tespiti ise tartışmanın merkezine ışık tutuyor.
Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı…
Yine aynı tartışmalar.
Meydanlar, açıklamalar, karşılıklı eleştiriler…
Ama asıl soru hep geride kalıyor:
Bu ülkede insan, emeğiyle yaşayabiliyor mu?
Emeğin Değeri Neden Tartışılıyor?
Bakın, mesele karmaşık değil.
Bediüzzaman Said Nursi yıllar önce iki cümleyle anlatmış:
“Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne.”
“Sen çalış, ben yiyeyim.”
Bugün bu iki anlayış, modern ekonomik sistemlerin içinde farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor.
Bir yanda geçim derdi…
Diğer yanda emeksiz büyüyen servetler…
Bu tablo bize şunu söylüyor:
Emeğin değeri zayıfladığında, adalet de zayıflar.
Sendika Neden Önemli? Örgütlü Olmanın Gücü
Tam bu noktada bir gerçek var:
Örgütlü olmayan emek, zayıf kalır.
Sendika dediğimiz yapı:
- Bir çatışma aracı değil
- Bir denge unsurudur
- Emeğin sesi ve güvencesidir
Sendikalı olmak:
- Hakkını bilmek
- Hakkını savunmak
- Birlikte hareket edebilmek demektir
Bu yüzden sendikayı zayıflatmak,
aslında emeği yalnız bırakmaktır.
Güçlü sendika = güçlü emek = dengeli toplum
Zekât ve Faiz: Emeği Koruyan İki Temel İlke
Bizim medeniyet bu meseleyi sadece ekonomik değil, ahlaki bir çerçevede ele almış.
- Zekât → “Ben tok olayım” anlayışını kırar
- Faiz yasağı → “Sen çalış ben yiyeyim” düzenini engeller
Yani sistem şunu söyler:
Paylaş ve emeğe saygı duy.
Bugün emeğin zayıf olduğu her yerde,
bu iki ilkenin ihlal edildiğini görmek zor değil.
1 Mayıs Ne Hatırlatıyor?
1 Mayıs sadece bir gün değil.
Bir uyarı.
Bir hatırlatma.
Şunu söylüyor:
- Emek yoksa adalet yok
- Adalet yoksa huzur yok
Ve en önemlisi:
Eğer emek örgütlü değilse, güçlü değildir.
Son Söz
1 Mayıs’ı sadece bir kutlama günü olarak görmek eksik olur.
Bu gün bize şunu hatırlatmalı:
Emek en yüce değerdir.
Ve o değeri korumanın yolu da:
örgütlü olmaktan, birlikte durabilmekten geçer.
Gerisi mi?
Gürültü…