
Türkiye ekonomisinde uygulanan Orta Vadeli Program, 32 ayın sonunda hedeflerinden tamamen uzaklaştı.
İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Dr. Erhan Usta’ya göre enflasyon verileri, ortada çalışan bir program olmadığını açıkça gösteriyor.
Türkiye’de enflasyon tartışmaları sürerken, Erhan Usta’dan ekonomi yönetimine yönelik dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı olan Usta, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamalarda, Orta Vadeli Program’ın (OVP) geldiği noktadaki başarısızlığın artık inkâr edilemez olduğunu vurguladı.
32 Ayda Gelinen Nokta Kabul Edilemez”
Dr. Erhan Usta, mevcut ekonomi programının 32. ayında yıllık enflasyonun %30,65 seviyesinde olmasına dikkat çekerek, bunun programın başarısızlığını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade ediyor. Karşılaştırmayı ise 2001 yılı sonrası uygulanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı üzerinden yapıyor:
“2001 yılı programında 32. ayın sonunda enflasyon %19,3’e indirilmişti. ( Not: 2001 yılı TÜFE 68.5, ÜFE ise 88,6 idi)
Bugün ise aynı sürede yalnızca 7,5 puanlık düşüş var ve enflasyon hâlâ %30,7.”
Bu tabloya bakıldığında, tek haneli enflasyon hedefinin mevcut anlayışla ulaşılamaz olduğunu savunuyor.
OVP Hedefleri Neden Tutmuyor?
Usta’nın eleştirilerinin merkezinde, her yıl revize edilen ama gerçekleşmeyen OVP tahminleri yer alıyor:
- Eylül 2023’te ne dediler? 2025’te %15,2, 2026’da %8,5. Olmadı.
- Eylül 2024’te ne dediler? 2025’te %17,5, 2026’da %9,7. Yine olmadı.
- Eylül 2025’te ne dediler? 2025’te %28,5, 2026’da %16. Maalesef olmayacak.
Usta’ya göre bu durum, dezenflasyonun yavaşladığını değil, yatay bir seyir halinde olduğunu gösteriyor. Baz etkisi, ücret baskısı ve kuru tutarak gidilebilecek yolun sonuna gelindiğini vurguluyor.
“Enflasyon Haziran ve Aralık'ta düşüyor! Ocak ve Temmuz'da çıkıyor!”
Dr. Erhan Usta, enflasyonun yılın belli aylarında düşük, belli aylarında ise birden yükselmesine de dikkat çekiyor.
Haziran ve Aralık aylarında açıklanan düşük enflasyon oranları nedeniyle ücret zamlarının düşük tutulmak istendiğine dikkat çekiyor ve "Ocak ve Temmuz aylarında enflasyon ne oluyorsa birden artışa geçiyor. Bu durum TÜİK eliyle insanların hakkının çalınmasıdır, gasp edilmesidir. " ifadelerini kullandı.
Dr. Erhan Usta "Bu tablo ile vatandaşın alım gücü sistematik biçimde aşındırılıyor. Çalışan da, emekli de enflasyona karşı korunmuyor.” dedi.
“Kaynak Yok Değil, Tercih Var”
Usta, emekli aylıklarının artırılması gündeme geldiğinde “kaynak yok” söylemine de itiraz ediyor.
Gabar petrolü gibi sembolik örnekler yerine, mevcut tercihlere işaret ediyor:
Çinli Trendyol’a yönelik düzenlemelerle yıllık 1,5 milyar dolar aktarım
EPDK üzerinden yıllara yayılan 53,1 milyar dolarlık kamu zararı iddiaları
Usta "Bunları düzeltin; oluşan kaynakla milyonlarca emeklinin aylığını iyileştirebilirsiniz." diye konuştu.
“İşinize Gelince İsviçre, Gelmeyince Mozambik”
Dr. Erhan Usta, siyasi söylemlerdeki çelişkilere de dikkat çekiyor.
Bir yandan “yüksek gelirli ülke” vurgusu yapılırken, emekliler söz konusu olduğunda çıtanın hızla düşürülmesini eleştiriyor:
“Hani kişi başına gelir 17 bin dolardı?
İşinize gelince İsviçre, işinize gelmeyince Mozambik…”
Sonuç: Program Var mı, Yok mu?
Usta’ya göre ortada bir “Program”dan söz edilebilmesi için, hedef–sonuç ilişkisinin kurulması gerekiyor. Yapısal reformlardan kaçınıldığı, kamu harcamalarında tasarruf sağlanmadığı sürece tek haneli enflasyonun kalıcı bir hedef değil, ertelenen bir vaat olarak kalacağı görüşünde.
Usta'ya göre "Baz etkisiyle, ücretleri baskılamayla, doları tutmayla gelinecek yol bu kadardır. Cumhurbaşkanı Erdoğan yapısal reformlara direndikçe, saltanatından ve şatafatından ödün vermedikçe bu program sonuç vermeyecektir.

