
İYİ Parti Ekonomi ve Kalkınma Politikaları Başkanı Erhan Usta, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) yönelik çok ağır iddiaları bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. Usta, 53,1 milyar dolarlık kamu zararı oluştuğunu öne sürdüğü uygulamalarla ilgili olarak, “Bu bir ihbardır” diyerek yetkili kurumları göreve çağırdı.
Usta’nın TBMM’de düzenlediği basın toplantısında dile getirdiği iddialar, yalnızca rakamların büyüklüğüyle değil; ön lisans dağıtım sürecinde liyakat ve şeffaflık tartışmalarıyla da dikkat çekti.
“Bu rakam sıradan bir iddia değil”
Basın toplantısında konuşan Usta, EPDK’nın özellikle rüzgâr ve güneş enerjisi ön lisansları konusunda uyguladığı yöntemin, kamu aleyhine ciddi sonuçlar doğurduğunu savundu. Usta’ya göre, bakanlık eliyle yapılan ihalelerde fiyat rekabeti, yerli katkı ve teminat gibi unsurlar bulunurken; EPDK uygulamalarında bu kriterlerin devre dışı bırakılması, büyük bir rant alanı oluşturdu.
Bu kapsamda, Usta, “Devletin kaybı hesaplanabilir ve somuttur” diyerek, ortaya koyduğu rakamların siyasi değil, hesaplama ve karşılaştırmaya dayalı olduğunu vurguladı.
Ön lisanslar kimlere, hangi sırayla verildi?
Usta’nın üzerinde özellikle durduğu başlıklardan biri de ön lisans başvurularının hangi kriterlere göre değerlendirildiği oldu. İddialara göre;
Başvuru sıraları kamuoyuyla paylaşılmadı
Hangi dosyanın hangi gerekçeyle kabul edildiği açıklanmadı
Liyakat, sermaye yeterliliği ve teknik kapasite kriterleri şeffaf biçimde ortaya konulmadı
Usta, bu noktada “Başvuru sırasının, eksik belgelerin ve değerlendirme sürecinin bilinmemesi, kayırmacılık iddialarını güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
“Rakamlarla cevap verilmedi” eleştirisi
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalara da değinen Usta, verilen cevapların teknik ve sayısal karşılık içermediğini öne sürdü.
Özellikle elektrik fiyat artışlarına ilişkin açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savunan Usta, konut ve sanayi elektriğindeki artış oranlarını örnek göstererek, “Bir bürokrattan beklenen, eleştiriye rakamla ve hesapla cevap vermesidir” dedi.
“Bu yük kime yansıyacak?”
Usta’ya göre iddia edilen kamu zararı;
Ya vatandaşın elektrik faturalarına yansıyacak
Ya da Hazine üzerinden, dolaylı olarak tüm topluma yük olacak
Bu nedenle meselenin yalnızca bir kurum tartışması olmadığını belirten Usta, “Bu konu, doğrudan kamu maliyesini ve vatandaşın cebini ilgilendiriyor” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı ve hükümete çağrı
Usta, açıklamalarında Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenerek, iddiaların ciddiyetle ele alınmasını istedi. “İş işten geçmiş değil” ifadesini kullanan Usta, eğer iddialar doğru değilse bunun şeffaf bir şekilde ortaya konulması, doğruysa da gerekli adımların atılması gerektiğini söyledi.
Neden bu iddialar önemli?
Uzmanlara göre bu dosya üç açıdan kritik:
Kamu kaynaklarının kullanımı
Enerji piyasasında adil rekabet
Düzenleyici kurumların hesap verebilirliği
Bu başlıklar, yalnızca siyasi tartışma değil; aynı zamanda kurumsal güven ve hukuk devleti açısından da belirleyici kabul ediliyor.
Sonuç: Top idarede
53,1 milyar dolarlık iddia, bugüne kadar kamuoyunda dillendirilen en yüksek rakamlardan biri olarak öne çıkıyor. İddiaların doğruluğu ya da yanlışlığı, bağımsız ve şeffaf bir inceleme ile ortaya konulmadığı sürece tartışma büyüyerek devam edecek gibi görünüyor.
Kamuoyunun beklentisi ise net:
İddialar ya belgeleriyle çürütülsün ya da gereği yapılsın.
