Categories: GÜNDEMYAZARLAR

Çanakkale Geçilmez: 57 Bin Şehidin Yazdığı Büyük Destan

Çanakkale Zaferi sadece bir savaş değil, bir milletin yeniden dirilişidir. 57 bin şehidin fedakârlığıyla yazılan bu destan unutulmamalıdır. Çanakkale  Türk milletinin bağımsızlık iradesinin ve vatan sevgisinin tarihe kazınmış destanıdır. Çanakkale ruhu unutulmamalıdır.

 

Çanakkale Zaferi yalnızca bir askeri başarı değil, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin tarihe kazınmış en güçlü ifadesidir. 57 bin şehidin canı pahasına yazdığı bu destan, “Çanakkale Geçilmez” sözünün neden bir inanç ve karakter meselesi olduğunu bugün bile bizlere hatırlatmaktadır.

Çanakkale deniz zaferi, medeniyet maskesine bürünmüş, binlerce kilometre öteden gelerek, canımızdan aziz saydığımız vatana göz diken rezil istilanın kuşatması ile Türk milletinin zulüm karşısında mukaddesat, istiklal ve istikbal uğruna, nesiller boyu aktarılması gereken bir bağımsızlık destanı… “Bir hilâl uğruna ne güneşler battığının” mücadelesidir Çanakkale…

Vatan topraklarını canı pahasına savunmak uğruna ‘’Çanakkale Geçilmez’’  sözünün boşuna söylenmediğini hafızalarımıza kazımak gereklidir. 57.000 şehit vererek Çanakkale’de tarih yazan bu asil ve yüce Türk milletinin fedakârlığı takdire şayandır.

Çanakkale Muharebelerinin, Türkiye ve uluslararası politika ve diplomasi tarihi açısından ortaya koyduğu sonuçlar son derece önemlidir. Çanakkale’de İtilaf devletlerine karşı kazandığımız bu mücadele; Balkanlardaki toprak kayıplarımızın ardından devletin ve milletin moralini yükseltmiş, aynı zamanda kahraman bir milletin varlığını yeniden ortaya koyarak, Kurtuluş savaşının meşalesini yakmıştır. Nitekim dünyanın yenilmez denilen ve teknolojik üstünlüğü en güçlü devleti İngilizler ve avaneleri, Çanakkale’de bozguna uğramıştır. Nitekim aynı yıllarda Irakta gerçekleşen Kut-ul Amare cephesinde de Osmanlı ordusunun bu zaferi yinelenmiştir.

Çanakkale’yi geçilmez kılan, teknolojik sayı gücüne karşı İman’ın ve azmin zaferidir.

Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya, Cevat Çobanlı Paşa’dan Esat Paşa’ya, Vehip Paşa’dan Mustafa Kemal’e, Ezineli Yahya Çavuş’dan, Kınalı Hasanlara ve daha nice yiğitlere bin bir rahmet ve selam olsun…

İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in muazzam dizelerinde belirttiği gibi;

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...

Bedr'in Arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Asım'ın nesli... Diyordum ya... Nesilmiş gerçek:

İşte: Çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Başından sonuna kahramanlıklarla dolu olan bu zafer ile ilgili bir anekdotu sizinle paylaşmak isterim.

1915 yılının Nisan ayında Arıburnu ve Seddülbahir bölgesine çıkarma yapan düşman birliklerini haber alan Mustafa Kemal Paşa, bölgeye gider. Cephaneleri bittiği için ve düşman tarafından püskürtülen ve geri çekilen bir bölüğe rastlar.

  • “Niçin kaçıyorsunuz” der:
  • Efendim, düşman.
  • Nerede düşman:
  • İşte, diyerek 261 rakımlı tepeyi gösterirler.
  • “Düşmandan kaçılmaz” der.
  • Komutanım cephanemiz bitti derler.
  • “Cephanemiz yoksa süngümüz var” diyerek,
  • “Yere yat süngü tak emrini verir ”ve o meşhur sözü söyler:
  • Size ben saldırıyı emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum diyerek askerin cesaretini toplamasını sağlar.

Askerin siper aldığını gören düşman da yere yatar ve beklemeye başlar. Geçen zamanda 57. Alay yetişerek düşmanın çıkarma yapmasını engeller.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.

 

Her biri cesareti, kahramanlığı ve vatanseverliği ile övgüye layık olan kanının, canının son damlasına kadar gözünü kırpmadan Çanakkale’de mücadele veren başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere gazilerimize, şehitlerimize, ordu komutanlarımıza sonsuz rahmet, minnet ve saygıyı borç biliriz.

Asil milletimiz, yurdun bir karış toprağını vermektense canını vermeyi kutsal sayar.  Ecdadın bıraktığı bağımsızlık mirasına her daim sahip çıkmak, Türk milletinin onurudur, şerefidir. Bu millet tutsak yaşamaktansa ölmeyi yeğler. Çanakkale ruhuna halel getirmemek, üzerinde özgürce yaşadığımız bu vatana ve aziz şehitlerimize minnet borcumuzdur.

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

 Bu Toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın

 Bir vatan kalbinin attığı yerdir.”

Çanakkale’yi anlamak, bağımsızlığın kıymetini bilmektir. Bu ruh yaşadıkça, bu millet asla esaret kabul etmeyecektir.

İsmail Güler

İsmail Güler, 1982 Ankara doğumludur. Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Kamu yönetimi ve Siyaset bilimi alanında yüksek lisans, Anadolu Üniversitesi Kamu yönetimi bölümünde lisansını bitirmiştir. Birçok kurumda müşavirlik ve idarecilik görevlerinde bulunmuştur.

Son haber

Kıbrıs Üzerinden Türkiye’ye Jeopolitik Kuşatma mı?

Doğu Akdeniz’de GKRY’nin yabancı askeri güçlerle geliştirdiği ilişkiler, İsrail’in bölgesel stratejileri ve artan askeri hareketlilik…

% gün önce

Yusuf Kaplan’dan Hükümete “Aileyi Kurtarın” Çağrısı

Hükümete yakınlığıyla bilinen Yusuf Kaplan aile yapısındaki çözülmeye dikkat çekerek, “Aile çökerse ülke uçurumun eşiğine…

% gün önce

İYİ Parti Merkezde Yükseliyor: Türkiye’de Yeni Siyasi Denge mi Kuruluyor?

Ekonomik kriz, hayat pahalılığı ve değişim arayışı Türkiye siyasetinde yeni dengeleri beraberinde getiriyor. İYİ Parti’nin…

% gün önce

DUHA VE DUA

Dua her vakitte Yüce Rabbimize arz edilir. Her an, her soluk alış verişimizde dua gerek…

% gün önce

Emek En Yüce Değerdir. Sendika Emeği Korur

Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı…Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü1 Mayıs sadece bir kutlama günü değil.Emeğin…

% gün önce

TÜRK DÜNYASININ BATIDAKİ KALESİ BALKAN TÜRKLERİ

Türk Dünyası, Balkan Türkleri Dayanışma ve İşbirliği Derneği olarak bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve…

% gün önce