Categories: MEMURLAR

Anayasa Mahkemesi'nden memurları ilgilendiren karar

Kamuda memur olarak çalışırken belirli konularda idari soruşturma geçirip ceza alan, fakat mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının ardından geri bırakılmasına karar verilen memurun göreve dönememesi Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından hak ihlali sayıldı. Bu karar ile birlikte artık cezası mahkeme tarafından geri çekilen fakat memuriyete döndürülmeyen personeller için bir umut kapısı doğdu.

Olay Nevşehir'de gerçekleşti. Ürgüp ilçesinde zabıta olarak çalışan Ekrem A. adlı bir vatandaş zimmet, resmi evrakta sahtekarlık ve güveni kötüye kullanma suçlamaları ile idari soruşturma geçirdi. Soruşturma sonunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda bulunan 'memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak' maddesi ile memuriyeti iptal edildi.

İdari soruşturmanın ardından Ekrem A. hakkında kamu davası da açıldı. Nevşehir 13'ncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen mahkemede Ekrem A. 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasına çarptırıldı. Fakat mahkeme cezanın 2 yıldan az olması nedeniyle ve oluşan zararları gidermiş olduğundan bir daha suç işlemeyeceği kanaatiyle, hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

İDARİ MAHKEMEYE BAŞVURDU

Ağır Ceza Mahkemesi'nde ceza almayan Ekrem A., bunun üzerine memuriyete dönmek amacıyla idari mahkemenin yolunu tuttu. Fakat idari mahkeme, Ekrem A.'nın başvurusunu reddetti ve memuriyet hakkını vermedi. Bunun üzerine şahıs Anayasa Mahkemesi'nin yolunu tuttu.

AYM: MEMURİYETİ VERİLMELİ

Anayasa Mahkemesi, Ağır Ceza Mahkemesi'nin suçu geri bırakmasını emsal göstererek;  'Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz' ve 'Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder' hükümlerini hatırlatarak, Ekrem A.'nın memuriyete döndürülmemesini hak mahrumiyeti saydı.

AYM, kararında; , "Masumiyet karinesinin sağladığı güvencenin devreye girdiği somut başvuruda Anayasa'nın 36'ncı ve 38'inci maddelerinin uygulanabileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla ihlal iddialarının Anayasa ve AİHM Sözleşme'nin ortak koruma alanının kapsamında yer aldığı, bir başka ifadeyle başvurunun, Anayasa ve AİHM hükümleriyle konu bakımından bağdaşmazlık göstermediği anlaşılmaktadır. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir" diyerek Ekrem A.'nın görev geri döndürülmesini istedi.

Ömer

Ömer Taha Çiftçi. 9 yıllık haber editörü, SEO Uzmanı, Digital Marketing Uzmanı ve Sosyal Medya Uzmanı. Çeşitli sektörlerde çeviri, habercilik ve sosyal medya yöneticiliği yaptı.

Son haber

Emek En Yüce Değerdir. Sendika Emeği Korur

Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı…Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü1 Mayıs sadece bir kutlama günü değil.Emeğin…

% gün önce

TÜRK DÜNYASININ BATIDAKİ KALESİ BALKAN TÜRKLERİ

Türk Dünyası, Balkan Türkleri Dayanışma ve İşbirliği Derneği olarak bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve…

% gün önce

Yaşlılıkta Yeni Dönem: Devlet Bakım Sigortası Geliyor

Türkiye’de yaşlı nüfus hızla artarken hükümet “Uzun Süreli Bakım Sigortası” için düğmeye bastı. Yeni sistemle…

% gün önce

ÖĞRENCİ TERÖRÜ VE OKUL GÜVENLİĞİ

Bu yazımı bir öğretmen, bir öğretmen çocuğu ve bir öğretmen babası olarak yazıyorum. İlkokuldan üniversite…

% gün önce

PATRİKHANE TARTIŞMASI VE BATI TRAKYA MÜFTÜLÜĞÜ: BİR DENGE ARAYIŞI

Fener Rum Patrikhanesi, kökeni 4. yüzyıla uzanan ve İstanbul (Konstantinopolis) merkezli bir Ortodoks dini kurumudur.…

% gün önce

KİTAP FUARLARINDA KORKUNÇ KİTAPLARA DESTEK OLMAYIN!

Hasbelkader Kitap Fuarlarına katılıyorum. Şunu baştan sorayım. Kitap Fuarlarındaki kitaplar ne kadar ilim ve irfana…

% gün önce