
Türkiye büyük bir enflasyon sarmalı içerisinde. Öyle ki Merkez Bankası'nın yıl sonunda enflasyon tahmini yüzde 60. Hal böyle olunca çalışan kesimi enflasyona karşı korumak için hükümetin de önlemleri devam ediyor. Özellikle Asgari Ücret bu konuda kırmızı çizgi. Temmuz'da artan asgari ücretin yıl sonunda artması bekleniyor. Bu konuda ilk açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'den geldi.
Asgari Ücret arttı fakat yıl sonunda yine enflasyon karşısında bir hayli ezilecek gibi görünüyor. TÜRK-İŞ'in 70. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir otelde düzenlenen "70. Yıl Belgeseli" programına katılan Vedat Bilgin bu konuda önemli açıklamalarda bulundu.
YIL SONUNDA YENİ DÜZENLEME SİNYALİ
Enflasyonun farkında olduklarını beyan eden Vedat Bilgin, önceliklerinin bu konuda emekçileri korumak olduğunu vurgularken, emekçileri korumak için yıl sonunda yeni bir düzenleme yapacaklarını aktardı.
Konu ile ilgili açıklamasında Vedat Bilgin; "Yıl sonunda da bunu dikkate alarak yeni bir düzenleme yapacağız ve emekçilerimizi ne enflasyona ne de sermayenin baskısına karşı ezdireceğiz." ifadelerini kullandı.
IMF VURGUSU
Geçmiş ekonomi yönetimlerinin hatalarını aktaran Vedat Bilgin;
"Her malın talebi arttıkça fiyatı artar, dövize talep arttıkça da fiyatı artmaktadır. Bu yılın sonuna kadar yaklaşık 50 milyar dolarlık bir yük Türkiye ekonomisinin üzerine gelmiştir. Türkiye bugün bütünü ile bu sıkıntılarla karşı karşıyadır. Evet dışarıda enflasyon var ama içerideki enflasyonun bu iki sebebe bağlı olarak daha fazla arttığının altını çizmek istiyorum. Ama bunun karşısında Türkiye'nin imkanları var. Biraz önce çok haklı olarak vurgulandı, Türkiye daha önce karşılaştığı ekonomik sorunları bedelini emekçilere ödettiriyordu, grev yasakları geliyordu, toplu sözleşmeler askıya alınıyordu, işçi örgütlenmelerinin önüne geçiliyordu, reel ücretler düşürülüyordu. Bugün Türkiye çok şükür bütün bu ekonomik baskılara rağmen, enflasyonun tahribatına rağmen asgari ücretini yıllık bazda yüzde 94 artırarak yoluna devam ediyor. Kamu çalışanlarının ücretlerini benzeri bir şekilde artırarak yoluna devam ediyor ve emeklilerini belirli ölçülerde devletin imkanlarını sonuna kadar kullanarak korumaya devam ediyor. Sebebi ne? Sebebi, Türkiye üretim gücüyle bu sorunları... IMF'nin programları doğrultusunda değil, o emekçilere baskı yapan, işçi ücretlerini kısan, reel ücretleri düşüren ve emekçileri baskı altına alan IMF programları artık söz konusu değil. Türkiye onların defterini dürüp tarihin çöp sepetine atmıştır. Bugün Türkiye kendi imkanlarıyla bir ekonomik politika uygulamaktadır ve bu politikanın arkasında Türkiye'nin üretim gücü vardır."

