
Maksat İstihdam Özel Haber
Türkiye'de geçtiğimiz yıllarda çalışma hayatı içinde devrim niteliğinde bir karara imza atılmış ve KHK kapsamında 1 milyon taşeron işçi kadroya alınmıştı. 4/D statüsünde alınan bu işçiler sürekli işçi kadrosunda istihdam edildi. Bu güzel gelişmeden faydalanamayan KİT, 4 Aralık mağdurları gibi pek çok taşeron çalışanları da mevcut.
Kadro alıp almaması fark etmeden taşeronların sorunları olduğu gibi devam ediyor. Sistem tam olarak istenileni verebilmiş durumda değil. Bunun da başlıca sebebi imzalanan sözleşmelerdeki eksikler.
İLK SORUN MOBBİNG
İşçilerden alınan bilgilere göre, sürekli işçi kadrosundaki pek çok çalışan üstleri tarafından mobbinge maruz bırakılıyor. Yani bu işçiler sistematik olarak çeşitli baskılara maruz bırakılıyor. Bu baskılar psikolojik olarak yıpratma şeklinde kendini gösteriyor. Bunun da yöntemi kurum içi yer değiştirme, çalışılan kadro ile alakasız iş verme, iş yükünü arttırma olarak karşımıza çıkıyor.
Mobbing yapmakta amaç istifaya zorlama veya psikolojik üstünlük kurmak. Bu durumun birincil sorumlusu imzalanan sözleşmelerdeki eksikler.
NE YAPILABİLİR?
Öncelikle işçilerin yasalardan doğan haklarını bilmeleri lazım. Yasalar mobbing durumlarına kesinlikle karşı çıkıyor. Fakat yetkililerin de belirli sorumlulukları mevcut. Sürekli işçilerin özlük haklarında iyileştirme gerekiyor.
Pek çok kişi 4/D statüsünde artık idarecilerin keyfi uygulamalarına son verecek revizyonlar bekliyor. Keza kadro alamamış taşeronlar da artık iş garantisinin gelmesi gerektiği konusunda hem fikir olmuş durumda. İş garantisi olmayan ve taşeron şirketlerin inisiyatifine kalan işçiler için çözüm statü getirilmesi.
İkinci çözüm ise farklı kurumlarda çalışsa da sürekli işçi kadrosundaki işçilerin haklarının eşit veya benzer olması. Ayrıca 657 ile 4587 sayılı kanunların birleştirilip artık kamuda adaletli bir sistem kurulması da çözümler arasında.
Kapsam dışı kalan taşeronların durumlarının acilen iyileştirilmesi de bu sorunların önüne geçmekte büyük bir fırsat yaratacaktır.
Maksat İstihdam
