
Kamuda devrim niteliğinde bir karar olan 696 sayılı KHK sayesinde yıllar önce 900 bin taşeron işçi, kamunun farklı kurumlarında 4/D sürekli işçi statüsünde kadroya alındı. Fakat kadro sonrası yaşanan problemler sürekli olarak 'yama' yapılsa da halledilemedi. Aradan geçen 3 yıl sonra, bugün bile bir çok sorun 4-D işçi kadrosundaki emekçilerin mağdur olmasına neden oluyor. Yüzdelik dilim, emeklilik, tayin gibi sorunlar bunların başını çekiyor.
Bu sorunların bir numaralı müsebbibi Aralık 2017'de çıkan KHK'da bulunan bazı maddeler. Bu maddelerin içerisinde yer alan hükümler 4-D işçilerin çoğunlukla kendilerini tam olarak kamu işçisi gibi görmemesine dahi sebep oluyor. Geride bırakılan haklar, yeni gelen sorunlar derken 3 yılı geçkin süredir sorunlar bitmek bilmiyor.
EMEKLİLİK BÜYÜK SORUN
696 sayılı KHK'nın içinde bulunan “Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.” maddesi bugün büyük sorun oluşturmaya başladı. 4-D işçiler emeklilik süreleri geldiğinde resen emekli ediliyor. Bu nedenle düşük emekli maaşı ile birden bire gelirsiz kalan bir çok işçi bulunuyor.
Cumhuriyet'e konuşan Tez Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Haydar Özdemiroğlu, 4-D işçilerin, kamu veya özel sektördeki tüm çalışanların aksine emeklilikte kendi onaylarının olmadan emekli edildiğini söyledi. Bu durumun anayasaya da aykırı olduğunu söyleyen Özdemiroğlu; “Bu uygulama Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle anayasamızın temel hükümlerine tartışmasız biçimde aykırı. Bu durum öncelikle ‘yasak’ kavramı ile vurgulanan ağır bir ‘ayrımcılıktır.’ Çünkü aynı işte, aynı sürelerle çalışan ancak kamu kuruluşunda kadroya geçirilen tüm işçilere yönelik bir haksızlıktır.” dedi.
TAYİN VE BECAYİŞ SORUNU
696 sayılı KHK'nın getirdiği dezavantajlardan biri de tayin ve becayiş konusunda. Bu konuda bir kaç mahkeme kararı bulunsa da emsal olmadı.
Konu ile ilgili açıklama yapan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan; “696 sayılı KHK’ye atıfta bulunarak kadro alan arkadaşlarımızın tayin ve becayişlerinin olamayacağı konusunda bazı iddialar var. Eşi başka ilde kendisi başka ilde çalışan arkadaşlarımız var. Bu durum insan hakları ve eşitlik anlamında ciddi bir adaletsizlik ve haksızlık. Bu konunun çözülmesini istiyoruz” dedi.
İsimler fark etmeksizin tüm sendikalar 696 sayılı KHK ile gelen dezavantajların bir an önce çözülmesini istiyor. Konu ile ilgili özellikle Toplu İş Sözleşmesi dönemi yaklaştıkça daha gür sesler çıkacağı kesin.
