
Türkiye’de siyaset bir süredir iki blok üzerinden konuşuluyor.
Ama sandık, televizyon tartışmalarına benzemez. Sandık aritmetik ister.
Ve o aritmetik şunu söylüyor:
Önümüzdeki seçimde kilit seçmen Türk milliyetçileridir.
Bu bir slogan değil.
Veri.
GENAR Araştırma tarafından paylaşılan ideolojik dağılım, ezberi bozuyor.
Bakın tabloya:
Adalet ve Kalkınma Partisi seçmeninin yaklaşık üçte biri (Yüzde 32,7) kendini Türk milliyetçisi olarak tanımlıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi içinde hatırı sayılır bir milliyetçi (Yüzde 11) ve Atatürkçü damar var.
Milliyetçi Hareket Partisi zaten milliyetçi omurga üzerine kurulu.
İYİ Parti milliyetçi–Atatürkçü eksende konumlanıyor. İyi Parti'lilerin yüzde 38,9'u kendisini Türk Milliyetçisi olarak görüyor.
Zafer Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Anahtar Parti zaten milliyetçi partiler.
Yani milliyetçilik tek bir partinin malı değil.
Her partide var.
Dağılmış durumda.
Ama güçlü.
Ve birbirleri ile irtibatlı.
ıslık çalsalar toplanırlar.
Ama çok dinamik.
Ve gençler arasında yaygınlar.
Türk milliyetçisi seçmen sadece “kimlik” siyaseti yapmıyor.
İki temel kaygısı var:
Güvenlik
Ekonomik refah
Göç meselesine hassas.
Sınır güvenliğine hassas.
Devletin zaafa uğratılmasına hassas.
Kurumların yıpratılmasında hassas,
Ama aynı zamanda geçim derdinde.
Milliyetçi seçmen sandığımız gibi slogan seçmeni değil.
Devletçi refleksi var ama ekonomik kaygıları da yok değil.
2023’te bunu gördük.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sinan Oğan’ın aldığı oy oranı küçük gibi görünse de ikinci tur dengelerinde belirleyici psikolojik ağırlık oluşturdu.
Zafer Partisi söylem gücüyle oy oranının üzerinde etki üretti.
Bu ne demek?
Tüm partilere dağılmış
% 30 - 35 bandındaki milliyetçi oy,
50+1 sisteminde kilit demektir.
Hem de bayağı bir kilit.
Türkiye’de iktidar için yüzde 50+1 gerekiyor.
Diyelim ki bir blok %47’de kaldı.
Diğeri %46’da.
Aradaki %3–5 nerede?
Dağılmış milliyetçi seçmende.
Bu seçmen:
AK Parti’ye oy verebilir.
CHP’ye kayabilir.
MHP’den kopabilir.
İYİ Parti’ye geçebilir.
Zafer’e yönelebilir.
Anahtar'a veya BBP'ye kayabilir.
Bu dinamizm onu belirleyici yapıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uyarısı ile Ak Parti çevrelerinden gelen “umut hakkı düşünülmüyor” açıklamasının yapılması boşuna değil.
Milliyetçi seçmen bu konularda hassas.
Bu hassasiyet göz ardı edildiğinde tepki veriyor.
MHP’de görülen oy dalgalanmaları da bunun işareti.
Milliyetçi seçmen durağan değil.
Reaksiyon gösteriyor.
Partilerin ideolojik yapıları homojen değil.
Her parti çok renkli.
İslamcısı da var.
Muhafazakarı da,
Seküleri de,
Atatürkçü'sü de,
Ama milliyetçi damar daha yaygın.
Bu damar ideolojik saflık peşinde değil.
Devletin güçlü olmasını istiyor.
Ama ekonominin de düzelmesini talep ediyor.
Önümüzdeki seçimde yarış, ideolojik sertlik yarışı olmayacak.
Yarış şu olacak:
Milliyetçi seçmeni kim ikna edecek?
Bu seçmen:
Muhafazakar seçmen gibi otomatik bağlı değil.
Klasik devletçi sol seçmen gibi fikr-i sabit değil.
Ülke meselelerini yakından takip ediyor.
Tepkisel ve dinamik.
Ve dağınık olduğu için güçlü.
İster 2027, isterse de zamanında, yani 2028 de seçim olsun,
iktidarın kaderini belirleyecek olan bu dağılmış milliyetçi oy havuzu olacak.
Ve o havuz şu anda Türk milliyetçilerinin elinde.
Bakalım, bu seçmeni kim ikna edecek?
✍️ Maksat İstihdam – Özel Analiz
Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan Hıristiyan Ortodoks mezhebine mensup Rum cemaatine din adamı yetiştirmek amacıyla,…
Bundan 10, 20, 30 yıl önce böyle bir başlık atsaydım ve “Belediyeler Kapatılsın mı” diye…
Doğu Akdeniz’de GKRY’nin yabancı askeri güçlerle geliştirdiği ilişkiler, İsrail’in bölgesel stratejileri ve artan askeri hareketlilik…
Hükümete yakınlığıyla bilinen Yusuf Kaplan aile yapısındaki çözülmeye dikkat çekerek, “Aile çökerse ülke uçurumun eşiğine…
Ekonomik kriz, hayat pahalılığı ve değişim arayışı Türkiye siyasetinde yeni dengeleri beraberinde getiriyor. İYİ Parti’nin…
Dua her vakitte Yüce Rabbimize arz edilir. Her an, her soluk alış verişimizde dua gerek…
Bu site çerezlere izin vermektedir.