
Gelişen ve değişen teknolojinin getirilerinden biri de artık tüm dünyanın cebimizdeki telefonlara kadar indirgenmesi oldu. Fakat bu avantaj beraberinde bir dezavantaj getirdi. Artık toplumlarda hiç bir insan elinden telefonu düşürmüyor. Sosyal ilişkilerimize büyük darbe vuran bu durum, iş yerlerinde de kendisini gösteriyor. Bu durum karşısında işverenler de kendi önlemlerini başladı.
Bursa'da bir işçi, mesai saatleri içerisinde görevini ihmal edip, cep telefonu ile oynadığı gerekçesi ile işten çıkarıldı. Amirlerinin kendisini uyarmasına rağmen bu harekete devam eden işçi, işveren tarafından tazminatsız olarak kovuldu.
İş yerinin fotoğraflarını da çektiği belirtilen işçi, Bursa 9. İş Mahkemesi'ne giderek, işveren kovduğu için kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etti.
Mahkemede işçinin bir çok kez devamsızlık yaptığını, kapalı alanda sigara içtiğini, hatalı üretime sebep olduğunu ve amirlerinin uyarmasına rağmen cep telefonu ile oynadığını belirten işveren, kendisinin haklı olduğunu savundu.
İş mahkemesi işvereni haklı buldu ve işçinin tazminatsız kovulmasının doğru olduğunu belirtti. Bunun üzerine olay Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne gitti.
YARGITAY TAZMİNAT VERİN DEDİ
Davayı inceleyen Yargıtay, işçinin söz konusu davranışlarının bir bütünlük arz etmediği, mesai saatlerinde cep telefonu ile oynamasının ve iş yerinin fotoğraflarını çekmesinin kötü bir hal olsa da işyerinde üretimi etkileyecek bir hareket olmadığını, bu nedenle fesih sebebinin haklı olsa bile kıdem-ihbar tazminatının verilmesi gerektiğine hükmetti.
Yargıtay konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı;
“Davacı işçi hakkında işveren tarafından çeşitli tutanaklar düzenlenmişse de tutanakların işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevlerinin hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar şeklinde bir bütünlük arzetmediği görülmüştür. Feshe konu edilen son eylem davacının işyerinde çalışırken kendi fotoğrafını çekip sosyal medya hesabında paylaştığı belirtilmiştir. Davacının daha önce de cep telefonu ile oynadığı yönünde bir tutanak düzenlenmişse de davacının sözü edilen davranışının iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü yönünde herhangi bir iddiada bulunulmamış ve bu yönde bir delil ileri sürülmemiştir. Davacının tutanağa konu davranışları geçerli feshin sebebini oluşturabilir ise de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesi kapsamında haklı fesih neden varlığı yöntemince kanıtlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken yazılı şekilde her iki isteğin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Temyiz olunan kararın bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.”
İŞÇİ DAVALARI-BİLGİLENDİRME HABERLERİ BU SAYFADA--TIKLA-TAKİP ET-KAÇIRMA
