
Ülkemizde belirli izinler işçi için önemli bir hak. Fakat zaman zaman işçiler, işverenin inisiyatifi ile ek izinler alabiliyorlar. Bu izin talebi sözlü veya yazılı biçimde olabiliyor. Sözlü izin aldıktan sonra yaşanabilecek olaylara ilişkin emsal bir karar Yargıtay'dan geldi.
Davaya konu olan olay bir inşaatta işçinin acil işi çıkması sonucu şantiye şefinden sözlü izin alması ile başladı. İşçi izni aldı fakat şirket tarafından devamsız sayılınca başı derde girdi. İşçi tazminatsız olarak kovuldu.
Bunun üzerine işçi, şirketinden tazminatını istedi. Şirket bu talebi reddedince de süreç davalık oldu.
DAVA KONUSU OLDU
İşçi tazminatını isteyince konu davalık oldu. Davacı işçi, ortada bir haklı neden olmadığını bu nedenle tazminatının verilmesi gerektiğini söylerken, işveren tarafı sebebin son derece haklı olduğunda diretti. Konu iş mahkemesinde görüldü. Mahkeme işçiyi haklı buldu ve davayı kabul etti.
YARGITAY AKSİNE HÜKMETTİ
Mahkeme kararına itiraz eden işveren konuyu temyize götürünce konu Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'ne geldi. Yargıtay ise iş mahkemesinin aksine bir karar vererek, sözlü izini geçersiz sayıp, ortada devamsızlık gibi bir haklı neden olduğuna hükmetti ve işverenin lehine karar aldı.
Yargıtay karar metninde;
"Davacı dava dilekçesinde, acil bir takım işleri nedeniyle şantiye şefi olan mühendis H.T.'den izin aldığını ve işyerinden ayrıldığını, onun bilgisi ve haberi doğrultusunda iki gün işe gitmediğini belirtmiş, iş sözleşmesinin feshi konusunda başka bir sebep ileri sürmemiş, fesih tarihini de belirtmemiştir. Davacı bu iddiasıyla bağlıdır. Davalı taraf, davacının bu iddiasına karşılık izin aldığını belirttiği H.T.'nin imzasının bulunduğu ve işyerini 22.07.2014 tarihinde terk ettiğine dair tutanak sunmuştur. Davalı işyerinde tutulan 23.07.2014 ve 24.07.2014 tarihli devamsızlık tutanakları da davacının iki gün işe gitmediğine ilişkin kabulüyle örtüşmektedir. Mahkemece iş sözleşmesinin feshinde davacının ileri sürdüğü bu husus dikkate alınmaksızın ve değerlendirilmeksizin, davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak, tarafların ileri sürmediği 'çalışma şartlarındaki ağır değişikliği kabul etmeyen davacının çıkışının verildiği' gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan kararın bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir"

