
EYT’liler, yani Emeklilikte Yaşa Takılanlar, yada kendilerinin deyimiyle Emeklilikte Yasaya Takılanlar!.
Derneklerini kurmuşlar. Siyasi Partiden daha hızlı örgütlenmişler. İzmir, Kocaeli, Kayseri, Bursa, Eskişehir ve İstanbul’dan sonra son olarak Ankara’da 10 Şubat’ta Nazım Hikmet Kültür Merkezinde bir araya geldiler.
Ankara’daki miting gibi toplantıya, 10.000’in üzerinde EYT’li toplandı. Şu anda ise 17 Mart’ta büyük İstanbul mitingi düzenleyecekler.
Seçim atmosferinde, hemen hemen her siyasi partiden olan Başkan Adayına, özellikle iktidar vekili ve adaylarına EYT’liler soru soruyor, baskı yapıyor.
Bu yazımda EYT konusuna girmek istiyorum. EYT emeklilik şartlarının tamamlanması ile ilgili bir konudur.
Önce, politika oluşturulması için bilinmesi gereken mevcut durumu analiz edelim.
Bu durumun ise, en önemli geliri çalışanlardan prim toplamak olan SGK’nın, o zamanki adlarıyla, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur’un aktüeryal dengesini bozduğu ifade edilmişti. Daha sonra ise, biraz da IMF dayatmalarıyla emeklilikte kademeli geçişi öngören kanun kabul edilmişti.
1999 yılında yapılan yasal düzenleme ile emeklilik konusunda değişikliğe gidildi ve emeklilik yaşı kademeli olarak kadınlarda 58’e erkeklerde de 60’a çıkarıldı.
2008 yılında ise ilk kez sigortalı olanlar için, kademeli emeklilik ve 7.200 gün prim ödeme şartı getirildi.
Mevcut durumda ise ilgili mevzuat;
şeklindedir. İşte bu durum emeklilikte yaşa takılanlar diye bir kitle ortaya çıkarmıştır.
2. AB ülkelerine bakıldığında ise hiçbir ülkede bu kadar erken emekli yaşı olmadığı görülecektir.
Örneğin,
Avusturya’da kadınlar için emeklilik yaşı 60, erkekler için 65 iken, bu ülke 1933 yılında emeklilik yaşını herkes için 65 yapacaktır.
Yunanistan’da ise emeklilik yaşı herekse için 67’dir. Bu ülke 2021’den sonra 67 yaşı daha da artırmayı planlamaktadır.
Almanya’da emeklilik yaşı 67 yaş 7 ay iken, 2031’de 67 yaş olacaktır.
Bu rakamlar önemlidir. Çünkü, Bütçe yapan devlet, örneğin 54 yaşında emekli olacak bir çalışana ortalama kaç yıl emekli maaşı bağlayacağını bilmek zorundadır.
Yani 54 yaşında emekli olan bir çalışan erkeğe 21,3 yıl, kadına ise ortalama 26.3 yıl emekli maaşı bağlayacaktır.
Reform gerçekleşmeden önce (2008) aktif pasif oranımız;
Ortalama oran 2017 yılı sonunda 1,95 ve 2018 Eylül ayına kadar olan dönemde 1,92 olarak gerçekleşmiştir. Hatta sık sık yapılan Bağ-Kur afları ile Bağ-Kur’lularda gerilemiştir bile.
Şu anda Bağ-Kurlular arasındaki aktif-pasif oranı 1.3, Tarım’da 1.1, SSK’lılarda 2.25’tir. (2018 Ekim verileri)
AB’de bu oran 4 çalışana 1 Emekli olarak gerçekleşmektedir.
Çok önemli bir tespit olarak şunu söyleyebiliriz. Emeklilikte yapılan reformlar aktif pasif oranını iyileştirmemiştir.
Bu arada bir çok anketler de yapılmış ve EYT’lilerin siyasi tercihi bulunmak istenmiştir.
EYT yasası çıkarsa; oyunuzu Cumhur İttifakına verir misiniz sorusuna,
Ankete katılanların Yüzde 60’ı Cumhur İttifakına vermeye devam edeceklerini,
Yüzde 12’si ise yasa çıkarsa düşünürüm demiştir.
Aslında kamu tarafından bilinen ancak kamuoyu tarafından ancak fikir yürütülen en önemli istatistik, EYT’lilerin sayısıdır. TBMM’de yapılan tartışmalarda, muhalefet tarafından zikredilen rakam 700.000 civarında EYT’li olduğudur.
Ancak, SGK tarafından Cumhurbaşkanımıza sunulan raporda ise 4.A, 4.B, 4.C’liler dahil yaşı bekleyen toplam çalışan sayısının 6,3 milyon olduğu ve 1999 öncesi şartlarına göre EYT Kanunun çıkması durumunda hemen emekli olabilecek sayının 1.3 milyon kişi olacağı belirtilmiştir.
Yaş şartının kaldırılması durumunda hemen emekli olabileceklerin 1 yıllık maliyeti 23,5 Milyar TL olacağı ve bayram ikramiyesi verilmesi durumunda da ilave 2,6 milyar TL maliyet olacağı belirtilmiştir.
Belirtilmiş ve Hükümet, yüksek maliyetten dolayı korkutulmuştur.
Aslında, bürokratların, hükümete sundukları raporda çok önemli BAKIŞ AÇISI HATASI VAR.
Gerçek EYT sayısından ziyade, mağdur EYT’li sayısını bulmamız lazımdır.
Ben EYT’liyim. 1970 doğumluyum. 1993 yılı Şubat ayında işe başladım. Emekli olabilmek için gerekli olan prim şartını tamamladım. Yaşı bekliyorum. Ancak, işim var çok şükür. İşim olduğu müddetçe, çalışabildiğim müddetçe çalışma taraftarıyım.
Yani, dört gözle bu yasayı beklemiyorum.
Dolayısıyla, asıl bulunması gelen nokta, gerekli prim şartını tamamladıktan sonra, yaşı bekleyen lakin işsiz kalan, mağdur olan çalışan sayısı ne kadardır?
Bu rakamı bulursak, sorunun büyüklüğünü ortaya koyabiliriz.
Evet, yaklaşık 1,3 milyon kişi EYT yasası çıkarsa hemen emekli olabilecek durumda gözüküyor ancak,
Bu kişilerden kaçı şu anda çalışmıyor?
Çalışanların sayısı ne kadar?
Emekli olunduğunda işten ayrılmak durumunda olunacağından, yeniden işe girebilecekler mi?
Aynı maaşı alabilecekler mi?
Emeklilik nedeniyle düşen maaşlara razı olacaklar mı?
Bu sorular hep soru işaretidir.
EYT Mağdurları sayısı, sadece ve sadece 13.686’dır
Elimde devletin rakamları var.
Ocak 2019 sonu itibariyle;
Toplam işsiz sayısı 3.775.660 kişidir.
Bu kişilerin sadece 220,436’sı 1 yıldan fazla işsizdir.
Ve önemli olan rakam işte şu;
Bu 220.436 kişi olan 1 yıldan fazla işsiz olanlar içinde
50 yaşın üzerinde olan işsizler, yani muhtemelen EYT’li olup, 1 yıldan fazla işsiz olanların sayısı ise;
50-54 yaşları arasında 8.991
55-59 yaşları arasında 4.024
60-64 yaşları arasında 1.194
65+ yaş üzeri çalışanlarda ise 377’dir.
Toplamda ise sadece ve sadece 13.686’dır.
SGK açık vermeye devam etmektedir.
Kayıt dışılık, tarımda, kendi nam ve hesabına çalışanlara, ücretsiz aile işçiliklerinde ve turizm sektöründe çok fazladır.
Bu senaryolardan İkisini biz söyleyelim:
Birinci senaryo:
Uzun dönemli işsiz olanların çoğunun tasarrufları olmayacağından, Kamu Bankaları üzerinden, maaşlarından kesilmek şartıyla ödeme imkanları sunulmalıdır.
Bağ-Kur’lulara yapılan bu imkan Mağdur EYT’lilere de verilmelidir.
Böylece, kangren olan ve olacak olan bu önemli sorun gerçek mağdurlara ulaşılarak çözülecektir. Sosyal devlet de budur.
İkici senaryomuz ise; EYT’li olup ta yaşı bekleyeneler arasından, işsiz olup olmadığına bakmaksızın, en fazla 3 yılı kalanların, yine bekleyen primlerini ödemeleri şartıyla emeklilik yolunun açılmasıdır.
Burada prim ödeme şartını önemsiyoruz çünkü primlerini düzgün bir şekilde ödeyenler açısından bir haksız rekabet yaşanmasını arzu etmiyoruz.
Böylece, emekliliği belirleyen yasa da bir değişikliğe gidilmemiş olup biriken sorunu çözmek için bir istisna getirilmiş olur.
Hayırlısı diyelim.
Kalın sağlıcakla.
📌 Öz Gıda-İş Genel Başkanı Gülpolat’tan dikkat çeken açıklama: “Kayıt dışılık ve örgütsüzlük emeği zayıflatıyor”…
İYİ Partili Erhan Usta, enflasyonla mücadelede 34 ayda sadece 7,3 puanlık düşüş sağlandığını belirterek hükümeti…
Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması tartışmaları uluslararası baskılarla yeniden gündemde. Türkiye’nin hukuk ve egemenlik vurgusu…
Deli gömleğini delilere giydirirler. Ancak deli olmadığı halde deli gömleği giyenler ya da giydirilenler de…
Türkiye’de siyaset, uzun süredir alışılmış eksenler üzerinden ilerliyor. Ancak zaman zaman ortaya çıkan bazı girişimler,…
Türkiye’de siyaset ve demokrasi tartışmaları sürerken, eski AK Partili isimlerin öncülük ettiği Demokrasi Platformu sahaya…
Bu site çerezlere izin vermektedir.