
Asgari ücretin belli olmasına haftalar kala sendikaların gündemine asgari ücret ve asgari ücrette uygulanan vergi gelmeye başladı. Bu konuda talepler art arda açıklanırken, Hak-İş Konfederasyonu bu konuda akademisyenler ile bir rapor hazırladı.
TBMM gündeminde bulunan yeni vergi paketi konusunda çalışmalar yapan Hak-İş, bu raporu TBMM Başkanı Mustafa Şentop, siyasi partilerin genel başkanları, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, parti grup başkanvekilleri ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu başkanına sundu.
Rapor ile ilgili açıklama yapan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan; “Konfederasyonumuzun öncelikleri arasında bulunan vergi sisteminin yeniden oluşturulması çalışmalarına ilişkin kaygı ve önerilerimizi yetkililere ilettik. HAK-İŞ olarak, vergi adaleti, sosyal devlet ilkesi ve ailenin korunması ve güçlendirilmesi konusundaki mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Vergi politikalarının parça parça ele alınarak düzenlenmesini önemli bir eksiklik olarak gördüklerini belirten Arslan, dengeli bir gelir dağılımı için hakkaniyete dayalı bir vergi sisteminin zorunlu olduğunu belirtti.
Raporda şu noktalara değinildi;
- Birinci gelir vergisi diliminin üst sınırı ortalama gelire sahip bir çalışanın brüt ücretnin üst tutarına göre belirlenmeli. 2007 yılında belirlenen birinci gelir diliminin üst sınırı 15.26 brüt asgari ücrete tekabül etmekte iken, 2019 yılında asgari ücretin 7 katına kadar geriledi. 2014 yılında asgari ücretliler bile yüzde 20'lik ikinci gelir vergisi diliminden vergilendirmeye başladı. Bu da evli ve çocuklu asgari ücretlinin yılın son aylarında eksik maaş almasına neden oldu.
Bunun önüne geçmek için birinci vergi diliminden (yüzde 15) ikinci vergi dilimine (yüzde 20) geçiş miktarında ortalama işçi ücretinin 1 yıllık tutarının belirlenmesidir. Bununla birlikte vergi dilimi oranlarının da düşürülmesi aynı raporda talep edildi.
- Vergilendirmede aile dikkate alınmalı. Bekar bir çalışan ile evli ve çocuklu bir çalışanların aynı oranda vergilendirmeye tabi tutulmaları vergi adaletine uygun değildir. Bu konuda Avrupa Birliği ülkelerinin aileyi korumaya yönelik uygulamalarına bakılmalıdır. Almanya’da 9.168 Avroya (2019 yılı için) kadar olan gelirler vergilendirme dışı bırakılırken, evliler için söz konusu miktarın iki katına (18.336 Avro) çıkarıldığı görülmekte, buna ilave olarak her bir çocuk için 7.600 Avro gelir de ayrıca vergilendirme dışı bırakılmaktadır. Böyle uygulamalar ile aile yapısının korunmasına çalışılmalıdır.
- Ücretli çalışanlar ile kazanç sahipleri arasında eşitsizlik giderilmeli. Ülkemizde ücretli çalışanlar (memur-işçi gibi) vergi matrahları üzerinde herhangi bir oynama yapamazken, diğer çalışanlar aile giderlerini vergi matrahından düşebilmektedir. Bu durum vergi adaletine ve gelir adaletine aykırı bir durumdur.
Hak-İş son olarak vergi adaletinin sağlanmasının, vergi sistemi oluşturma çabalarının yukarıda belirtilen noktalara uygun olarak yapılmasının, sosyal devlet ilkesinin ve ailenin korunmasının hayata öneme sahip olduğunu düşündüğünü belirtti.
Maksat İstihdam
