
31 Mart 2019'da yapılan Mahalli İdareler Seçimleri'nin ertesinde bir çok irili ufaklı belediye el değiştirdi. Bu belediyeler içinde seçimden önce verilen 'işçilerin ve emekçilerin ekmeğine dokunmayacağız' sözlerinin altı bir türlü doldurulmadı. Bolu Belediyesi ile başlayan sürecin ardından yüzlerce işçi işinden ve ekmeğinden edilmiş durumdaydı. Bu vakaların bazıları tatlıya bağlansa da bazıları için herhangi bir sonuç alınamadı.
Önceki gün Hizmet-İş Sendikası'nın Erzurum şubesi 7. olağan genel kurula katılan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan'ın gündem maddelerinden biri de işçi kıyımları ve bu süreçlerde yaşananlar oldu.
MAZBATALARINI ALMADAN BASKILAR BAŞLADI
Özellikle 31 Mart sonrası CHP ve HDP'li belediyelerde Hak-İş'e bağlı sendikalara karşı büyük bir cadı avının başlatıldığına dikkat çeken Arslan, bazı belediye başkanlarının henüz mazbatalarını bile almadan üyeleri istifaya zorlamaya başladığını belirtti. Hak-İş ve üye sendikaların bu tasfiye ve haksızlık karşısında büyük bir direnişe imza attığını belirten Arslan, Bolu'da yaşanan tasfiyelerde yağmur, çamur demeden 127 gün süren büyük bir mücadele verdiklerini hatırlattı.
İBB'DEKİ KIYIMLAR İÇİN MÜCADELE
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yaşanan işçi kıyımları için mücadelelerinin devam ettiğine vurgu yapan Arslan, kıyımdan etkilenen işçiler işlerine dönene kadar mücadeleyi sürdüreceklerinin altını çizdi.
Hak-İş olarak CHP veya seçilmiş başkanları ile bir sorunu olmadıklarını hatırlatan Arslan, şu ana kadar sendikalarından 30 bine yakın işçinin baskı, tasfiye, sürgün gibi süreçlerden geçtiğine vurgu yaptı.
İBB'deki tasfiyelerin sebepsiz olduğuna dikkat çeken Mahmut Arslan, buradaki işçilerin hukuki hiç bir gerekçe olmadan, sadece seçim öncesi işe alındıkları için işten atıldıklarına dikkat çekti.
Maksat İstihdam
