DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
Erdoğan SerdengeçtiTÜM YAZILARI

Enflasyon düşüyor mu, yoksa biz mi hissetmiyoruz?

Yayınlanma Tarihi :
Enflasyon düşüyor mu, yoksa biz mi hissetmiyoruz?

Rakamlar ne söylüyor, hayat ne gösteriyor?

Şimdi gel de vatandaşa anlat.
“Enflasyon düşüyor” de.
Sonra pazara gönder.

Rakamlar düşüyor diyoruz, ama pazar filesi hafiflemiyor.
Grafikler aşağı iniyor, ama kira yukarı çıkıyor.
Demek ki bir yerde bir kopukluk var.

Ya rakamlar yanlış,
ya biz yanlış hissediyoruz,
ya da ikisi birden.


Resmî rakamla başlayalım. Çünkü onsuz olmaz.
Türkiye İstatistik Kurumu’na göre yıllık enflasyon %30,89.
Aylık artış %0,89.
Gıda enflasyonu yıllık %28,31.

Bakınca “eh işte” diyorsun.
Ama ev sahibin o rakama bakmıyor.
Manav bakmıyor.
Okul servisi hiç bakmıyor.


Bir de hedefler vardı.
Hatırlayan var mı?

2024’te açıklanan Orta Vadeli Program’da 2026 için tek haneli enflasyon denmişti.
Hatta rakam bile vardı: %9,7.

Sonra ne oldu?

2025 Eylül’ünde yeni OVP geldi.
2026 hedefi %16 oldu.
Tek hane…
O da 2027’ye ertelendi.

Yani devlet dedi ki:

“Biz biraz iyimser davranmışız.”

Bu kötü bir itiraf değil.
Ama önemli bir itiraf.


Şimdi gelelim asıl meseleye.
Vatandaş neden hissetmiyor?

Çünkü vatandaşın enflasyonu üç yerden geliyor:

Kira.
Gıda.
Ulaşım.

Ve bu üçlü, TÜİK sepetinin ortalamasına pek aldırmıyor.

dar gelirlinin toplam harcamalarının en büyük kesimi bu üç kalem.

Daha doğrusu, dar gelirli tatil yapmıyor

sinemaya gidemiyor.

Kitap alamıyor.

Konut grubunda yıllık artış %49,45.
Neredeyse yarı yarıya.
Gıda %28,31.
Ulaştırma %28,44.

Şimdi söyleyin bakalım:
Ev kirası %50 artmış adama
“Enflasyon düşüyor” dediğinde
hangi yüzle bakar?


Bir de hizmet enflasyonu var.
En sessiz ama en inatçı olan.

Berber düşürmüyor.
Lokanta düşürmüyor.
Özel okul hiç düşürmüyor.

Çünkü hizmet fiyatı bir kere çıkınca
aşağı inmiyor.
O fiyat “yeni normal” oluyor.

İşte buna ekonomistler “yapışkan enflasyon” diyor.
Vatandaş başka bir şey diyor:

“Bu fiyat artık kalıcı.”


Şimdi burada bir haksızlık yapmayalım.
Enflasyon gerçekten zirveden indi mi?
Evet, indi.

Ama mesele şu:
Zirveden inmekle, mutfağa inmek aynı şey değil.

Rakamlar önce düşer,
hayat sonra toparlanır.

Ama bu “sonra” uzadıkça,
insanın sabrı kısalır.


Bir de güven meselesi var.
En zor olanı.

Rakamla hayat arasındaki fark büyüdükçe
insan şunu soruyor:

“Ben mi yanlış yaşıyorum, siz mi yanlış ölçüyorsunuz?”

Bu soru sorulmaya başlandıysa,
mesele artık sadece ekonomi değildir.
İletişim meselesidir.


O yüzden bugünkü tabloyu şöyle okumak lazım:

Enflasyon düşüyor.
Ama henüz hissedilmiyor.

Hissedilmesi için ne lazım?

  • Kiranın durması

  • Gıdanın sakinleşmesi

  • Hizmet fiyatlarının nefes alması

Bunlar olmadan
grafik ne kadar güzel olursa olsun
mutfak ikna olmaz.


Son söz mü?

Enflasyonla mücadele,
sadece rakam düşürme işi değildir.

İnsana “rahatladım” dedirtme işidir.

O cümle gelmeden
hiçbir başarı tam sayılmaz.

✍️ YAZAR

Erdoğan Serdengeçti