
Boğaziçi Üniversitesi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rektör olarak atandıktan sonra başlayan protestoların hedefinde olan Prof. Dr. Melih Bulu'ya ilişkin bugün Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından bir açıklama yapıldı. 17 kişinin gözaltına alındığı protestoların hedefindeki Balu'nun rektörlük şartlarını karşıladığını söyleyen YÖK, atamanın mevzuata uygun olduğunu söyledi.
Bahsi geçen üniversitenin mevzuatında rektör atanması için kadrolu personel şartı aranmadığını söyleyen YÖK; " Nitekim Boğaziçi Üniversitesi, geçmişte iki dönem, uzun yıllar farklı bir üniversite mezunu ve mensubu bir bilim insanı tarafından başarılı bir şekilde yönetilmiş ve bu durum hiçbir zaman eleştiri konusu yapılmamıştır. Ayrıca akademik çevrelerde gayet iyi bilinmektedir ki ABD başta olmak üzere pek çok ülkenin başarılı üniversitelerinde de genelde başka üniversitelerden rektör adayı aranmakta ve atanmaktadır. Dolayısıyla bir üniversitenin başarılı bir şekilde yönetilmesini atanan rektörün o üniversitenin kadrolu elemanı olma şartına bağlamanın, akademinin küresel yapısında da anlamlı bir karşılığı ve gerçekliği bulunmamaktadır. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanan adayın akademik kariyerinin en önemli aşamasını ve bu sürecin yedi yılını atandığı Boğaziçi Üniversitesinde tamamlamış olduğu, yani rektör olarak atandığı üniversite tarafından akademisyen olarak yetiştirilmiş olduğu da unutulmamalıdır. Diğer taraftan sadece son yıllarda değil, geriye doğru uzun yıllar boyunca bu tarz atamaların pek çok sayıda örneği de sistemde bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu’nun idari tecrübesi bağlamında atanmadan önce İstinye Üniversitesinde kurucu rektör, Haliç Üniversitesinde rektör olarak görev yaptığı ve Şehir Üniversitesinde dekanlık vazifesinde bulunduğu da hatırlanmalıdır." ifadelerini kullandı.
Üniversitelerin sadece tek bir rektörün bilimsel birikim ve idari tecrübesi ile yönetilen kurumlar olmadığını söyleyen YÖK; "Boğaziçi Üniversitemizin de hocası, öğrencisi ve idari personeli ile birlikte bir bütün halinde bilimin ışığı altında sürekli başarıyı ve daha iyiyi arayacağına ve doğru olanın da bu olduğuna inanıyoruz. Boğaziçi de dahil bütün üniversitelerimizin rektörlerinin; ayrım yapmaksızın bütün hocalarını, bütün öğrencilerini o üniversitenin en büyük serveti olarak gördüğüne de inanıyoruz. YÖK olarak evrensel kriterler çerçevesinde Türkiye için bilim üreterek birikimini ve enerjisini ülkemizin kalkınması için harcama yolunda Boğaziçi Üniversitesini dün olduğu gibi bugün ve yarın da destekleyeceğimizi ifade etmek isteriz." dedi.
Dün 30 Eylül 2026 günü, sosyal medya hesaplarımda, Facebook’ta, X'te (Twitter'da), WhatsApp'ta, LinkedIn'de ve Instagram'da…
Tüm toplumlarda umut da, umutsuzluk da anında yayılır ve anında dalga dalga tesirini gösterir. 21/02/20226…
Türkiye'nin son iki yıldır en fazla tartıştığı siyasi başlıklardan biri “Terörsüz Türkiye” sürecidir. Süreç, MHP…
Ah Bizim Sağcılar ah! Vah Bizim Sağcılar vah! Bu Ülkede solcu kendi adamına sahip çıkar.…
Abartıcı-kabartıcı şairler, süslemeci-püslemeci şairler, yapmayın, etmeyin. Yırtınmayın. Dağlarda havalarda uçmayın. Denizlerde nehirlerde zıplamayın. Her vadide…
Türk tarihinin en büyük devlet adamlarından Bilge Kağan, yaklaşık bin üç yüz yıl önce Orhun…
Bu site çerezlere izin vermektedir.