
696 sayılı KHK'dan faydalanamayarak taşeronda kalan işçiler, benzer işleri yaptığı ve aynı iş kolunda bulunduğu kadrolu işçilere nazaran bir çok haktan yoksun çalışıyor. Bunlardan biri de ikramiye. Taşeron işçi olarak çalışan bir personelin dava süreci emsal olacak bir karar ile sonuçlandı. Taşeronlara ikramiye ile ilgili önemli bir karar yayınlandı.
Yargıtay'a kadar gelen dava, otelde çalışan bir taşeron işçinin, otelin kadrolu işçilerinin aldığı 4 ikramiyeden faydalanmak istemesi ile başladı.
İlk olarak iş mahkemesine başvuran işçi, ikramiye başta olmak üzere kadrolu personelin aldığı hakları talep etti. İş mahkemesi taşeron işçinin başvurusunu haklı buldu. Fakat işveren konuyu temyize götürdü.
Konu temyize gidince Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'ne geldi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal bir karar alarak, taşeron işçinin haklılığını tescilledi ve ikramiye haklarından taşeron firma çalışanlarının da faydalanmasını hükmetti.
Konu ile ilgili karar metninde şu ifadeler geçti;
"....Asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı eşit işlem yapma borcu bulunmamaktadır. Alt işverenin işçileri ile asıl işveren arasında iş sözleşmesi bulunmadığından alt işverenin işçileri, eşit işlem yapma borcuna dayalı olarak asıl işverenden herhangi bir talepte bulunamazlar. Eğer bu ilişki muvazaaya dayanıyorsa kanunun açık hükmü gereği alt işverenin işçileri başlangıçtan beri asıl işverenin işçiler sayılacağından, işçiler eşit işlem yapma borcuna dayalı olarak da asıl işverenden yasal haklarını talep edebileceklerdir.
Davalı işverenin otel işletmeciliği konaklama ve eğlence işyerleri iş kolunda kalmaktadır. Otel, pansiyon, lokanta, büfe, pastane, kahvehane gibi konaklama, dinlenme ve yemek yerleri ile sinema, müzikli ve müziksiz her türlü eğlence yerleri, plaj, açık ve kapalı spor yerleri, hipodromlar, hamamlar, kaplıcalar, içmeceler, turistik tesislerde yapılan işler bu iş kolu kapsamındadır. Davalı işverenin otel hizmeti kapsamında alt işverene verdiği hizmetlerden genel temizlik, garaj ve otopark ile güvenlik hizmetleri yardımcı işlerden olması nedeni ile bu şekilde kurulan alt asıl işveren ilişkisi yasaya uygundur. Ancak bu hizmetlerin dışında verilen Restaurant ve Bar, Garson, Komi, Oda temizliği gibi hizmetler otel işletmeciliğinin asıl işlerindendir. Bu hizmetlerin verilmesi için işletme ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir olgu olması gerekir. Davalı işveren bu olguyu kanıtlayamadığı gibi asıl işlerini bir şirketten işçilik temini sureti ile aldığı anlaşılmaktadır. İşçilik temini yasada yer alan bir uygulama değildir. Bu nedenle mahkemece davacı işçinin başlangıçtan beri davalı işçisi sayılarak Toplu İş Sözleşmesi'nin tarafı sendikaya üye olması nedeni ile davacı işçinin Toplu İş Sözleşmesi'nden yararlandırılması, bu şekilde fark ücret, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının hüküm altına alınması isabetlidir."
Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı…Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü1 Mayıs sadece bir kutlama günü değil.Emeğin…
Türk Dünyası, Balkan Türkleri Dayanışma ve İşbirliği Derneği olarak bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve…
Türkiye’de yaşlı nüfus hızla artarken hükümet “Uzun Süreli Bakım Sigortası” için düğmeye bastı. Yeni sistemle…
Bu yazımı bir öğretmen, bir öğretmen çocuğu ve bir öğretmen babası olarak yazıyorum. İlkokuldan üniversite…
Fener Rum Patrikhanesi, kökeni 4. yüzyıla uzanan ve İstanbul (Konstantinopolis) merkezli bir Ortodoks dini kurumudur.…
Hasbelkader Kitap Fuarlarına katılıyorum. Şunu baştan sorayım. Kitap Fuarlarındaki kitaplar ne kadar ilim ve irfana…
Bu site çerezlere izin vermektedir.