DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Şamil Tayyar’dan İktidara Emekli Uyarısı

Yayınlanma Tarihi :
Şamil Tayyar’dan İktidara Emekli Uyarısı

Sandığın Yeni Sahibi Sessiz Ama Belirleyici

Türkiye siyaseti uzun süre farklı sosyolojik kümeler üzerinden okundu. Ancak son dönemde tablo netleşiyor: Sandığın ağırlık merkezi değişiyor. Ve bu değişimi en açık biçimde dillendiren isimlerden biri Şamil Tayyar oldu.

 

Tayyar’ın sosyal medya paylaşımı, yalnızca bir siyasi değerlendirme değil; aynı zamanda yeni bir toplumsal gerçekliğin tarifiydi:

“Emekliler…
‘İktidar belirleyici’ yeni bir toplumsal sınıf oluşuyor.
Sayıları 17 milyonu aştı.
Örgütlüler, etkileşim halindeler, parkta, çay ocağında fısıltıyla çoğalıyorlar, her sokakta duyuluyorlar.
Bu sosyopolitik güç, mensubu en fazla olan toplumsal katmanı oluşturuyor.
Emekliler, ne CHP ne diğerleri; iktidarın en büyük rakibidir.”

Bu ifadeler, siyaset sahnesinde sessiz ama etkili bir dönüşüme işaret ediyor.

Türkiye’de sandığın kaderi artık kararsız seçmenden çok, geçim baskısı altındaki geniş toplumsal grupların tutumuna bağlı.
Emekliler, asgari ücretliler ve gençler, toplamda seçmenin yarısından fazlasını oluşturuyor.

Mesele Sadece Gelir Değil, Adalet Algısı

Şamil Tayyar’ın dikkat çektiği temel nokta, sorunun yalnızca maaş seviyeleriyle sınırlı olmadığı yönünde. Prim günleri, çalışma süreleri ve sistem içindeki dağılım farklılıkları, emekliler arasında adil olmayan bir yapı algısını güçlendiriyor.

Yaklaşık 17 milyonluk emekli kitlenin içinde, özellikle en düşük maaş alan yaklaşık 4 milyonluk kesim, bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Bu nedenle çözüm beklentisi, geçici düzenlemelerden ziyade kapsamlı ve kalıcı bir reform talebine dönüşmüş durumda.

Tayyar’ın şu uyarısı bu bağlamda öne çıkıyor:

“Adil ve refah artırıcı bir reforma ihtiyaç var.
Son dakika torba kanun düzenlemeleriyle bu konu riske edilmemelidir.”


ORC Anketleri: Sayılar Ne Söylüyor?

Bu değerlendirmeyi somut verilerle destekleyen tablo ise ORC Araştırma’nın Ocak 2026 tarihli üç ayrı çalışmasında görülüyor.

📊 Asgari Ücretliler (15–16 milyon kişi)

  • CHP %35,3

  • AK Parti %29,1

  • MHP %6,4

  • DEM %5,3

  • Diğer %23,9

📊 Emekliler (≈16 milyon kişi)

  • CHP %34,7

  • AK Parti %28,2

  • MHP %6,8

  • DEM %6,1

  • Diğer %24,2

📊 Gençler (17–26 yaş / 12–13 milyon kişi)

  • CHP %33,0

  • AK Parti %25,6

  • Zafer Partisi %7,0

  • MHP %6,5

  • DEM %6,4

  • Diğer %21,5

📌 Kaynak: ORC Araştırma | Ocak 2026


Yaklaşık 45 Milyon Seçmen: Seçimin Ana Ekseni

Bu üç grubun toplam büyüklüğü yaklaşık 45 milyon seçmene karşılık geliyor:

  • Asgari ücretliler: 15–16 milyon

  • Emekliler: yaklaşık 16 milyon

  • 17–26 yaş arası gençler: 12–13 milyon

Bu tablo, söz konusu kesimlerin artık seçimin çevresinde değil, merkezinde yer aldığını gösteriyor.


Emekliler Neden Ayrı Bir Yerde Duruyor?

Emekliler, klasik seçmen davranışlarının dışında bir konumda bulunuyor. Günlük hayat içinde daha fazla etkileşim alanına sahip olmaları, mahalle ve kamusal alanlarda sürekli temas halinde olmaları, bu grubun siyasal gündemi canlı tutmasını sağlıyor.

Bu durum, emeklileri belirli bir partinin doğal tabanı olmaktan çıkarıp, adalet, sistem ve yönetim anlayışı üzerinden pozisyon alan bir toplumsal aktör haline getiriyor.


Sonuç: Bu Bir Veri Temelli Uyarı

Şamil Tayyar’ın değerlendirmesi ile ORC anketleri birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo net:

  • Emekliler, yeni ve güçlü bir sosyopolitik ağırlık oluşturuyor

  • Asgari ücretliler artık “garanti seçmen” değil

  • Gençler sistemle bağlarını yeniden tanımlıyor

  • Sandığın dengesi sessizce ama belirgin biçimde değişiyor

Bu nedenle mesele yalnızca seçim matematiği değil; yönetim dili, adalet algısı ve zamanlama meselesi.

kamuoyu, toplumdaki kırılgan kesimlerin sıkıntılarını giderecek adımların atılıp atılmayacağını takip ediyor.