
Türkiye’de lisan, yüksek lisans ve doktora eğitimi görmüş kişiler bir araya gelerek, Ankara’da Öz-Türkistan Kültür, Eğitim, Araştırma ve Strateji Derneğini kurdular.
Derneğin yönetimi: Başkan Abdürrahim MASUMİ, Başkan Yardımcısı: Kutbettin YAKUBİ, Yönetim kurulu üyeleri, Hamidullah RİZAZADE, Tahmina OSMANİ, Şahveli SAVAŞ’tan oluşmaktadır.
Etkinliğe, Afganistan Cevizcan İl İmar Ekibi- NATO eski eğitim danışmanı sıfatımla davet edilmekten onur duydum.
Başkan Abdürrahim MASUMİ, yaptığı açılış konuşmasında: Merkezin kuruluşunda desteği, emeği geçen Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Başkan müşaviri Fatma Yavuz KOTAN'a şükranlarını ifade etti. Derneğin kuruluş sürecini anlattı.
Derneğin, gelecekte bölgede saygın bir araştırma kurumu hâline gelerek, ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yerli bilginin üretilmesi ve kültürel diplomasinin geliştirilmesi yolunda etkili katkılar sunacağına olan inancını ifade etti.
Başkan Yardımcısı Kutbettin YAKUBİ Öz- Türkistan Araştırma Kültür ve Strateji Derneğinin amaçlarını:
Şeklinde özetledi.
Afganistan’da aynı coğrafyada aynı zamanlarda görev yaptığımız değerli insan Cevizcan eski valisi ve milletvekili Muhammed Alim SAAİ yaptığı konuşmada; emperyal devletlerin Afganistan üzerindeki oyunlarını hakkında bilgi verdikten sonra Afganistan millî marşında adı geçen 14 etnik yapının Afganistan’ın yeniden imarı için bir araya gelmesi gerektiğini, millî birlik ve dayanışmanın önemi üzerinde durdu.
Afganistan’ın 35 milyona nüfusa sahip iken bu gün 10 milyon Afganlının ülkesini terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Afganistan’daki Türk soylular kendilerine kültürel olarak en yakın gördükleri Türkiye’ye gelmeyi tercih ettiklerini, Afganistan’da üst düzey bürokratlar veya subayların ailesini geçindirmek için ticaret yanında Türkiye’de günlük işler yaptıklarını veya çoban olarak çalıştıklarından bahsetti.
Afganistan’da görev yapmış eski bakan, milletvekili, vali, üst düzey bürokrat, Afganistan Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı yanında doktora düzeyinde eğitimini tamamlamış 50 den fazla uzman-akademik personel, Afgan ve Türk vatandaşı yetkin şahsiyetleri bu salonda görünce gelecekten artık ümitvar olduğunu dile getirdi.
Afganistan’da yaşayan tüm dini ve etnik yapının oluşturacağı millî birlik ve beraberlikle Afganistan’ı eski güzel, güçlü, güvenli, kalkınmış haline kavuşturacak kadroları görmekten memnuniyetini ifade etti.
Fatma YAVUZ KOTAN, sivil toplum örgütlerinin günümüzdeki etkinliğinden ve kadınların sosyal hayatımızdaki yeri ve öneminden bahsettiler.
Diğer protokol konuşmalarından sonra derneğin açılış kurdelesi kesildi. Katılımcı misafirlere Türkistan pilavı ikram edildi.
Derneğin adındaki “Türkistan” kelimesi en çok dikkatimi çeken sözcük oldu. Hemen, Türk millî düşüncesinin ve Türkçülük akımının en önemli isimlerinden Ziya GÖKALP’in “Turan” başlıklı şiiri aklıma geldi
“Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan;
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.”
Türkistan adının kökeni, sözlük anlamı her ne kadar “Türklerin yaşadığı yer” anlamına gelse de günümüzde tarihî–kültürel bir kavramdır; resmî bir devlet adı değildir.
Ancak coğrafi olarak Orta Asya’nın büyük bölümünü ifade eder. Sınırları siyasî değil, tarih, dil ve kültür esaslıdır. Bu nedenle Türk Dünyası kavramının çekirdeğini oluşturur.
Türkistan denince akıla, 4 parçalı koca bir dünya gelir.
“Turan”; Türkiye ve Türkistan’ı aşan, tüm Türkleri içine alan geniş bir vatan idealini bir ülkü olarak dile getirir.
Türkistan ve Turan sevdalısı ben için bu derneğin açılışı ve faaliyetleri çok önemlidir. Güney Türkistan’da 2011 ve 2014 yılları arasında NATO kapsamında eğitim danışmanı olarak görev yaptığımdan dolayı kendimi bahtiyar, mutlu ve huzurlu hissediyorum. Bölgedeki soydaşlarıma hizmet etmekten onur duyuyorum.
Dernek, Afganistan ve Türkiye arasındaki dostane ve tarihi olayları pekiştirme yolunda atılan önemli bir adımdır.
Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Rusya’dan sonra tanıyan ikinci ülkenin Afganistan olduğunu (1 Mart 1923). Kabil’de açılan ilk diplomatik misyonun Türkiye Büyükelçiliği olduğunu hepimiz biliyoruz.
Manisa Soma’da, 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen kömür maden faciasındaki 301 madencimizi kaybettiğimizde, NATO/Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti (ISAF) kapsamında görev yapan Türk helikopterinin, 16 Mart 2012 sabahı teknik bir arıza nedeniyle düşmesi sonunda 12 Türk subay ve askerimizi şehit verdiğimizde günlerce akın akın görev yaptığımız mekâna gelip acımızı paylaşan ve Türkiye için dua eden Afganlıları unutmadık.
Afganistan’da kaçırılan Türk mühendisi, iş adamlarını, tır şoförünü Taliban’ın elinden kurtaran Türk sevdalısı soydaşlarımızı unutmadık.
Türkiye’ye kaçak yollarla gelen Afganlıların içinde Amerika’nın yetiştirdiği savaşçılarda olabilir. Varsa da bunu Türk güvenlik yetkilileri bilir, bulur ve gereğini yapar.
Gelenlerin içinde Türkiye’de okumuş, Türk devlet görevlileriyle çalışmış, Türk sevdalısı, Türkçü, medeni, bilgili, tecrübeli ve elit insanların varlığını biliyorum.
Yaşasın Türk-Afgan dostluğu, Yaşasın Türk Devletler Teşkilatı, Yaşasın Türk dünyası...
Namık Kemal YILDIZ
Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği tarafından Ankara'nın Kızılay semtinde düzenlenen "Balkanlarda…
İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği (İKTA-DER) kuruluşunun birinci yılını bir Kermes ve bir Panel…
Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan Hıristiyan Ortodoks mezhebine mensup Rum cemaatine din adamı yetiştirmek amacıyla,…
Bundan 10, 20, 30 yıl önce böyle bir başlık atsaydım ve “Belediyeler Kapatılsın mı” diye…
Doğu Akdeniz’de GKRY’nin yabancı askeri güçlerle geliştirdiği ilişkiler, İsrail’in bölgesel stratejileri ve artan askeri hareketlilik…
Hükümete yakınlığıyla bilinen Yusuf Kaplan aile yapısındaki çözülmeye dikkat çekerek, “Aile çökerse ülke uçurumun eşiğine…
Bu site çerezlere izin vermektedir.