Maksat İstihdam

MADO 26 ülkede damakları şenlendiriyor

MADO 26 ülkede damakları şenlendiriyor
29 views
02 Mart 2019 - 12:30

Kahramanmaraş’ın simge lezzetlerinden ‘Maraş Dondurması‘nı bir marka haline getiren kurumlardan MADO, 4 masa ile başladığı yolculuğuna 4 kıtaya yayılarak sürdürüyor.

Kanbur kardeşlerin markası MADO, bugün Maraş Dondurması’nın 100 farklı çeşidini üretiyor. 26 ülkede varlığını gösteren MADO, dededen gelen bir lezzet ve hikayeye sahip.

Dede Mehmet ve Baba Yaşar Kanbur’dan devraldıkları mesleğe 25 metrekarelik bir alanda başlayan Mehmet Sait, Atilla ve Erdal Kanbur’un hikayeleri 1850 yılından başlıyor. Dede Mehmet’in ardından görevi devralan baba Yaşar Kanbur, evlatlarına; ‘ben gittikten sonra abinizi baba bileceksiniz’ vasiyetini dinleyen kardeşler, 1962 yılında ağabey Mehmet Sait Kanbur öncülüğünde Yaşar Pastanesi’ni açtı ve MADO’nun temelleri atıldı.

Geçmişte dondurmanın saraylarda sadece “karsambaç” olarak tüketildiğini, sonrasında ise mevsimlik olarak yenildiğini dile getiren Kanbur, şunları anlattı:

“Sadece saraylarda olan yiyecekti. Tabii Kahramanmaraş’ın saraylı oluşu önemliydi. Çünkü biz saraya üç gelin verdik. Kahramanmaraş bu işin altyapısına uygun bir şehirdi. Kışın yağan karlarınızı gömüyorsunuz baharda ihtiyaç oldukça alıyorsunuz. Hatta biz bunlara karcılar diyoruz. Eskiden her mahallenin bir karcısı, her sokağın bir dondurmacısı vardı. Çünkü insanlar o zaman bir fıçı dondurma yapardı. Para yoktu. Takas ile bu işleri yaparlardı. İki yumurta verilir, çocuk öyle dondurma yerdi.”

“Dondurma ağacının kökü bizleriz”
Seyyarlıktan dükkanlara geçilmesiyle kendilerinin de 25 metrekarelik bir yerde bu işe başladığını dile getiren Kanbur, şöyle devam etti:

“Büyüklerimden 4 masayla bu işi aldım. Çırağımız yoktu, kendimiz tüm işleri yapardık. Annemiz sütü pişirir, babam dükkanda dondurmayı yapar, biz de çıraklık ederek dondurmayı satardık. Sonra ‘Bu dondurmayı dünyalık yapacağız’ dedik. O zamanlar Roma dondurmasının sesi geliyordu. Bize bu ses garip geliyordu. Biz Anadolu’da yaşayan insanlar olarak bu işe el attık. Üç kardeş olarak ciddi bir mücadeleye başladık. Dondurma ağacının kökü bizleriz. Türk dondurmasını sırtladık, dünyaya götürdük. Biz insanlara model olduk ve halen model olmaya çalışıyoruz.”

Mehmet Sait Kanbur, dondurmayı önce komşu illere satmaya başladıklarını anlatarak, “Roma’nın sesi geliyorsa biz de varız’ diyerek dondurma fıçısını sırtlayıp dünyanın her yerine götürdük. Dünyanın her yerine Türk dondurmasının ününü götürdük. Bu noktada markalaşmış oluyorsunuz. Bir kimliğiniz oluşuyor. Durup dururken insanlar kimlik sahibi olamaz. Kimliğiniz olması için de bir hikayenizin olması gerekiyor.” diye konuştu.

Dondurma için keçi sütü ve salebin önemine dikkati çeken Kanbur, Maraş’ın geçmişteki hikayesini geleceğe anlatmaya çalıştıklarını kaydetti.

“Mado, ‘Maraş Dondurması’ demek”
Markalaşma serüvenine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mehmet Sait Kanbur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık Mado bir marka oldu. Biz, önce bir şehri marka yaptık. Maraş olmazsa dondurma olmaz. Dondurma olmazsa da Maraş olmaz. Mado nedir? ‘Maraş Dondurması’ demek. Gittiğimiz yerlerde farklı bir dondurmanın olduğunu anlattık. Yıllarca bunun mücadelesini verdik. Dünyanın farklı yerlerinde vatandaşlara ‘Siz soft dondurma yiyorsunuz’ dedik. Bizim dondurmamızın çatal bıçakla yendiğini, sündüğünü, çengelde asıldığını gösterdik. Biz farklı ürün gösterdik. Bunları hem insanlara tattırarak hem de gösterilerle anlatmaya çalıştık. Şu anda 26 ülkede Türkiye’nin, Kahramanmaraş’ın ve Mado’nun bayrağı dalgalanıyor. Çin seddini aşıp surlarına Türkiye’nin ve dondurmanın bayrağını diktik. Halen mücadele veriyoruz. Bunlar anlatılmayan şeyler, sadece yaşanır.”

Kanbur, yıllar önce kentte dondurma tüketiminin 23 Nisan’da başlayıp 29 Ekim’de sona erdiğini hatırlatarak, “Biz, ‘ecdadımız kışın karsambaç yerdi’ diyerek bunu değiştirdik. ‘Kışın, haftada bir gün dondurma bulunur’ dedik. ‘Kışın dondurma olur mu’ diye garipsendi. Şimdi ise dondurmanın kışın da yeneceği görülmüş oldu.” şeklinde konuştu.

Kanbur, başarılarının sırrının sevgi ve saygı olduğunu, bu sırrın ne yazıldığını ne de okunduğunu çünkü başarının yaşanması gerektiğini kaydetti.

“Türkiye’de ‘franchise’ sistemini biz oluşturduk”
İnsanların farklı şekilde pazara girdiğini ve dünyanın artık bir bütün haline dönüştüğüne dikkati çeken Kanbur, şunları kaydetti:

“4 masa ile işe başladım. Babamın çırağı yoktu. Kardeşlerimle beraber 3 kişi çalıştık. Şu anda 5 bin çalışan var. Tabii, durup dururken bu olmuyor. Bir risk alıyorsunuz. Benim işletmelerim 24 saat çalışıyor. Birinin ağzına taş değse sorumluluk alıyorsunuz. Sorumluluk almasını bileceksiniz. Bunu sağlarsanız gerisi kolay. Bugün sektörümüzde Avrupa’nın en büyüklerinden birisiyiz. Biz sadece ürün vermiyoruz. Bir sistemi beraberinde veriyoruz. ‘Al, dondurmayı sat’ demiyoruz. Dondurma nasıl satılır, nasıl muhafaza edilir, pazarın durumu nedir, eğitimi, lojistiği ile bunların hepsini sistem olarak veriyoruz. Bu şekilde büyüyoruz. Zaten Türkiye’de bu ‘franchise’ sistemini de biz oluşturduk.”

Mehmet Sait Kanbur, babasından “kaymaklı” olarak devraldıkları Maraş dondurmasında bugün 100’ün üzerinde çeşide ulaştıklarını anlatarak, insanların alışkanlıklarına göre ürün geliştirmeye çalıştıklarını, 10 yıl içerisinde bin mağaza hedefine ulaşmak istediklerini sözlerine ekledi.

AA/Maksat İstihdam

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.