Makron'un Sorunu | Maksat İstihdamMaksat İstihdam

5 Aralık 2020 - 03:14
Sümeyye Özyön

Selçuk Üni. İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra Necmettin Erbakan Üni. Kurumsal Yönetim ve Liderlik Bilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. Siyasi alanda birçok görev aldı. Türk Kızılayı Aksaray Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi, TOBB Aksaray GGK Genel Sekreteri ve AFAD eğitim gönüllüsüdür.

Sümeyye Özyön

Macron’un Sorunu

Macron’un Sorunu
Son Güncelleme :

17 Kasım 2020 - 14:08

122 görüntülenme

İnsan Hakları ihlalcisi Fransa 1524’ten beri efendi-köle zihniyetinden çıkamadı. Hep var olan zaman zaman farklı ülkelerin çıkışlarıyla tekrar gündeme gelen islamofobi ve faşizm son zamanlarda en çok Türkleri hedef almış durumda.

Peki bu islam ve Türk düşmanlığı neden alevlendi?

21 Ağustos Cuma günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Karadeniz’de 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervi keşfedildi müjdesini verdi. Yine hemen ardından 25 Ağustos’ta bir sempozyum da Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz sinyali verdi. Bu anlardan itibaren Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron fevri cümleler kurdu. Önce  “Biz Avrupalılar olarak Erdoğan’a karşı sert ve güçlü olmalıyız” ifadesini kullandı. Daha sonra gelen tepkilerle beraber ‘’Bizim sorunumuz Türk halkıyla değil Erdoğan’la” diyerek geri adım attı.

Macron iradesini kontrol edemeyerek ard ardına açıklamalarda bulunarak ve ülkesindeki Müslüman ve genelde Müslüman-Türklere baskıcı davranışlar sergilemeye başladı. Sadece ülkesindeki 5 milyon Müslümanlarla değildi işi tüm Fransa vatandaşlarına yaptırımlar uyguladı. Charlie Hebdo dergisinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e hakaret içerikli karikatürler kitapçık haline getirilerek tüm liselere dağıtılma kararı alındı.

Fransa İçişleri Bakanlığı’ndan gelen bir açıklamada ise, ihtiyaç sahiplerine yardım eden, Avrupa’daki inanç ve etnik kültür saldırılarına karşı Türk kimliğini korumayı amaç edinen Ülkü Ocaklarını kapatmak Macron’un Paris’i savaşmadan teslim eden dedelerine yakışacak şekilde korkak, Afrikalı insanlara köle olarak gören dedelerinin ise gurur duyacağı bir davranıştır.

Dinimize bilhassa Peygamber Efendimiz’e olan sevgi ve sahip olduğumuz doğrulardan bu kadar korkmasının bir açıklaması olmalı. Evet Fransa korku ve panik halinde kendi kafasında kurduğu birtakım çıkarımlar yapıyor bunun ardından kendi kendine karşında onun fikirleri ile savaşıyormuşuz gibi bir savunmaya geçiyor. Macron’un kafasından geçirdiği hayali olayları halbuki biz bilmiyoruz.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir programda “Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” dediği üzere bu cümleyi kabul ederek, anksiyete bozukluğu olduğu kanısına vardım.

Anksiyete bozukluğu bilindiği üzere; aşırı endişe ve gerginlik hissiyatıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın enerji kaynakları ile ilgili vermiş olduğu müjdeler Macron’un başta Erdoğan’a dolayısı ile İslama ve Türk milletine düşmanlığını artırdı.

Bütün bu sorunlar enerji kaynaklarımızdan alevlendi. Ne kadar büyürse kaynaklarımız  alevler de o kadar çoğalacak.

Son olarak Fransa’da 3’ü Türk 4 çocuğu şafak vakti evlere baskın yaparak gözaltına aldılar. Camiye gidilip gidilmediğini, namaz kılıp kılmadıklarını sorarak tahrip ve tahrik ettiler. Psikolojik manipülasyon uygulamak isteyen Fransa hükümetine;

‘’(Öyleyse) Sizin dininiz size, benim dinim bana’’ Kafirun suresi 6. Ayet Diyor islamofobinin ve faşizmin daima savaşçısı olacağımızı bildiriyorum.

 

Sümeyye Özyön