
Ancak asıl sorun, Beyaz Saray’ın kararın kapsamına ilişkin net bir çerçeve sunmaması. “İran’la iş yapmak” ifadesinin hangi işlemleri kapsadığı henüz bilinmiyor.
Trump, kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” duyurdu. Buna karşın, mal ticareti mi, finansal işlemler mi, üçüncü ülkeler üzerinden yapılan dolaylı ticaret mi yoksa enerji ödemeleri mi kapsama girecek soruları yanıtsız kaldı.
Bu nedenle, kararın etkisi yalnızca rakamlardan değil, belirsizlikten de besleniyor.
DW Türkçe’ye konuşan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Merkez Direktörü Hakkı Hakan Yılmaz, bu adımın 2018 yaptırımlarından sonra Türkiye ekonomisini ikinci kez doğrudan olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığını vurguluyor.
Yılmaz’a göre karar, Türkiye’yi hem dış ticaret hacmi hem de maliyetler açısından baskı altına sokabilir.
Son beş yıl ortalamasında Türkiye ile İran arasındaki dış ticaret hacmi 5,7 milyar dolar seviyesinde. İthalattaki yavaşlama nedeniyle Türkiye son üç yılda İran’a karşı yaklaşık 800 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verdi.
Ancak tablo her zaman böyle değildi. 2018 öncesinde 10 milyar doların üzerine çıkan hacim, ABD yaptırımlarıyla birlikte 5,4 milyar dolara kadar geriledi.
Türkiye-ABD hattında risk daha büyük. Beklentilere göre:
Türkiye’nin ABD’ye ihracatı: 16,5 milyar dolar
ABD’den ithalat: 17,2 milyar dolar
Bu çerçevede Türkiye ihracatının:
%6’sı ABD’ye
%1,1’i İran’a
yapılıyor.
Dolayısıyla, İran’la ticaret nedeniyle ABD pazarında oluşabilecek ek maliyetler, Türkiye’nin ihracat rekabetini doğrudan zayıflatabilir.
Yılmaz’a göre risk sektör bazında yoğunlaşıyor:
Makine, makine aksamı ve yedek parça: %25–30
Plastik ve kimyasal ürünler: %20–25
Tarımsal ürünler: %10–12
Özellikle OSB’lerde faaliyet gösteren KOBİ’ler, bu maliyet artışlarını absorbe etmekte zorlanabilir.
Türkiye’nin İran’dan ithalatının:
%60’tan fazlası doğal gaz
%20’si metal ürünleri
Yıllık yaklaşık 8 milyar metreküp doğal gaz İran’dan karşılanıyor. Olası bir tedarik kayması, enerji maliyetlerini yukarı çekebilir ve bu durum sanayi üretimine dolaylı yoldan yansıyabilir.
İktisatçı Sinan Alçın, Trump’ın gümrük tarifelerini yalnızca ekonomik değil, siyasi baskı aracı olarak kullandığını belirtiyor.
Alçın’a göre bu kararın temel amacı:
İran’a yönelik baskıyı derinleştirmek.
Bu nedenle uygulamanın kalıcılığı, İran’daki gelişmelere ve ABD’nin bölge politikasına bağlı olacak.
Sonuç olarak tablo net:
Türkiye, ABD ve İran hattında aynı anda baskı altında
Belirsizlik, firmaların planlama kabiliyetini zayıflatıyor
Etki, önce ihracat ve KOBİ’lerde, ardından hanehalkı refahında hissedilebilir
Uzmanlara göre bu adım, Batı merkezli ticaret savaşlarının farklı formlarda süreceğine işaret ediyor.
Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan Hıristiyan Ortodoks mezhebine mensup Rum cemaatine din adamı yetiştirmek amacıyla,…
Bundan 10, 20, 30 yıl önce böyle bir başlık atsaydım ve “Belediyeler Kapatılsın mı” diye…
Doğu Akdeniz’de GKRY’nin yabancı askeri güçlerle geliştirdiği ilişkiler, İsrail’in bölgesel stratejileri ve artan askeri hareketlilik…
Hükümete yakınlığıyla bilinen Yusuf Kaplan aile yapısındaki çözülmeye dikkat çekerek, “Aile çökerse ülke uçurumun eşiğine…
Ekonomik kriz, hayat pahalılığı ve değişim arayışı Türkiye siyasetinde yeni dengeleri beraberinde getiriyor. İYİ Parti’nin…
Dua her vakitte Yüce Rabbimize arz edilir. Her an, her soluk alış verişimizde dua gerek…
Bu site çerezlere izin vermektedir.