
This image grab taken from AFPTV video footage shows Palestinians checking the destruction in the aftermath of an Israeli strike on the Jabalia refugee camp in the Gaza Strip, on November 1, 2023, amid ongoing battles between Israel and the Palestinian Hamas movement. Thousands of civilians, both Palestinians and Israelis, have died since October 7, 2023, after Palestinian Hamas militants based in the Gaza Strip entered southern Israel in an unprecedented attack triggering a war declared by Israel on Hamas with retaliatory bombings on Gaza. (Photo by AFP)
Planın merkezinde, siyasi denetimden sahadaki uygulamaya kadar uzanan çok katmanlı bir yönetim modeli bulunuyor. Amaç, Hamas’ın yönetimden tamamen dışlandığı, uluslararası denetim altında bir geçiş süreci oluşturmak.
Öngörülen sistem üç ana kuruldan oluşuyor: Gazze Ulusal İdare Kurulu, Yürütme Kurulu ve en üstte yer alan Barış Kurulu. Bu yapı, Gazze’de kamu hizmetlerinin yeniden kurulmasından güvenliğe, finansmandan diplomatik denetime kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Gazze içindeki sivil yönetim, yerel teknokratlardan oluşacak Gazze Ulusal İdare Kuruluna bırakılıyor. 15 üyeden oluşması planlanan bu kurulun başına, Filistin Yönetimi’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunmuş olan Ali Shaath getirildi. Hamas’ın bu yapıda hiçbir rol üstlenmeyeceği özellikle vurgulanıyor. Kurul, temel kamu hizmetlerinin yeniden işler hale getirilmesi ve sivil altyapının onarılmasından sorumlu olacak.
Gazze dışından faaliyet gösterecek Yürütme Kurulu, Ulusal İdare Kurulu’nun çalışmalarını denetleyecek. Bu kurul, Filistinli olmayan isimlerden oluşturuldu ve burada Türkiye’nin doğrudan temsili dikkat çekiyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze’de kamu hizmetleri ve altyapı faaliyetlerini yürüten mekanizmanın denetiminde görev alacak. Kurulda ayrıca Trump’ın Ortadoğu temsilcisi Steve Witkoff, Başkan’ın damadı Jared Kushner ve İngiltere’nin eski başbakanı Tony Blair de yer alıyor.
Yürütme Kurulu’nda özel sermaye dünyasından Marc Rowan ile Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’dan temsilciler de bulunuyor. Bu yapı, Gazze’ye aktarılacak mali kaynakların ve projelerin uluslararası gözetim altında yürütülmesini hedefliyor.
Sistemin en üstünde ise başkanlığını Donald Trump’ın yapacağı Barış Kurulu bulunuyor. Beyaz Saray’ın açıklamasına göre bu kurul, Trump’ın İsrail-Hamas savaşını sona erdirmeyi amaçlayan 20 maddelik planının hayata geçirilmesinden ve uluslararası kaynakların seferber edilmesinden sorumlu olacak.
Kurulda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Steve Witkoff, Jared Kushner, Tony Blair’in yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert Gabriel de yer alıyor. Beyaz Saray, kurul üyelerinin her birinin Gazze’nin “istikrarı ve uzun vadeli başarısı” için kritik bir rol üstleneceğini vurguluyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da Barış Kurulu’na davet ettiğini açıkladı.
Planın güvenlik ayağında, Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) adı verilen bir yapının Gazze’ye konuşlandırılması öngörülüyor. Bu gücün, Filistinli polis unsurlarını eğitmesi ve güvenliği sağlaması planlanıyor. Beyaz Saray’a göre, gücün başına ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers getirilecek.
Ayrıca Bulgar siyasetçi ve eski BM Ortadoğu Özel Temsilcisi Nickolay Mladenov, Gazze özel temsilcisi olarak görevlendirildi. Mladenov’un, sahada Barış Kurulu adına koordinasyon sağlayacağı belirtiliyor.
Trump planının ikinci aşaması, Gazze’nin yeniden inşası ve tamamen askerden arındırılmasını öngörüyor. Witkoff, bu aşamada Hamas ve diğer Filistinli grupların silahsızlandırılmasının da gündemde olduğunu açıkça dile getirdi. Hamas ise bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan silah bırakmayacağını daha önce defalarca ilan etmişti.
Ateşkes süreci kırılganlığını korurken, sahadaki çatışmalar ve karşılıklı ihlal suçlamaları devam ediyor. Birleşmiş Milletler’e göre insani durum hâlâ son derece ağır ve bölgeye kesintisiz yardım akışı hayati önem taşıyor.
Washington’da gazetecilere bilgi veren ABD’li yetkililer, Beyaz Saray’ın Gazze süreciyle bağlantılı olarak Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin yumuşatılmasını da hedeflediğini belirtti. İsrail basınına yansıyan açıklamalarda, Türkiye’nin Hamas üzerinde belirli bir nüfuza sahip olduğu görüşü dile getirildi.
Yetkililer, Ankara ile Tel Aviv’in yeniden diyalog kurmasının hem bölgesel istikrar hem de Gazze planının başarısı açısından kritik olabileceğine dikkat çekiyor.
Trump yönetiminin Gazze için ortaya koyduğu model, yalnızca bir yeniden inşa planı değil; aynı zamanda bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirmeyi amaçlayan siyasi bir çerçeve sunuyor. Türkiye’nin bu yapı içinde üstlendiği rol ise Ankara’nın Gazze dosyasında dışarıda bırakılmadığını, aksine sürecin merkez aktörlerinden biri olarak konumlandığını gösteriyor.
Not: Bu haber BBC kaynaklarından derlenerek hazırlanmıştır.
Türkiye'nin son iki yıldır en fazla tartıştığı siyasi başlıklardan biri “Terörsüz Türkiye” sürecidir. Süreç, MHP…
Ah Bizim Sağcılar ah! Vah Bizim Sağcılar vah! Bu Ülkede solcu kendi adamına sahip çıkar.…
Abartıcı-kabartıcı şairler, süslemeci-püslemeci şairler, yapmayın, etmeyin. Yırtınmayın. Dağlarda havalarda uçmayın. Denizlerde nehirlerde zıplamayın. Her vadide…
Türk tarihinin en büyük devlet adamlarından Bilge Kağan, yaklaşık bin üç yüz yıl önce Orhun…
Bu günlerde siyasi koridorlarda mutlak butlan tartışmaları, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen polemikler konuşuluyor olabilir. Ancak…
İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği (İKTA-DER) Başkanı Ahmet Sandal, “Ülkemizde toplum fertleri arasında edebi,…
Bu site çerezlere izin vermektedir.