
Asgari ücretin %50 oranındaki artışı sonrasında, asgari ücretlinin, brüt asgari ücret tutarından gelir vergisi ile damga vergisi alınmayacak olmasından halk memnun oldu. Daha sonra tüm çalışanların maaşlarından brüt asgari ücret tutarındaki kısmından gelir vergisi ile damga vergisi alınmaması konusu mecliste kabul edildi.
Çalışanların maaş ve ücretlerinden brüt asgari ücret tutarındaki miktardan gelir vergisi ile damga vergisi alınmayacak olması, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle çalışanların maaş ve ücretlerinde yaklaşık 300 TL kadar bir artış getireceği ifade edilmiştir. Bununla beraber, damga vergisinin alınmaması da maaşta 38 TL artış yaratacaktır.
Refah payının oransal olarak değil de seyyanen verilmesi beklenmektedir. Seyyanen verilecek artış her çalışana eşit olarak yansıyacaktır. Oransal olarak artış verilmesi halinde; az maaş alanların artışı az, çok maaş alanların maaşlarında da çok artış olacaktır. Bu da eşitsizliğe sebep olacaktır. Adil bir çözüm olmayacaktır.
Kur düştü sevindik...
Kurun düşmesine sevindik. Türk parasının değer kazanmasına hepimiz memnun kaldık.
Doların, piyasa şartlarına uygun olmayan ve her gün ve her saat artışına şaşıyorduk. 18 TL'ye yükselen doların bir gecede yaklaşık 12 TL'ye inmesi halkımızın bir kısmını memnun etti.
Dolar düştü, dolar kadar fiyatlar düşmedi.
Tedarik zincirinin her aşamasında zamların yapıldığını gördük.
Doların düşüşünden bir hafta sonra marketteki etiket fiyatlarında dolar kadar düşüş olmuştur ümidiyle markete gittim. Raflardaki etiketleri inceledim. Bir kaç göstermelik indirim dışında temel gıda maddelerinde beklenen indirimi maalesef göremedim. Etiket değiştiren çalışanın yanına gittim. Beklenen indirim yapılmamış, etiket fiyatları değişmemiş, zamlar aynen duruyor dediğimde, çalışan; malların fiyatları düşmediği gibi, etiketin kendi fiyatı bile arttı hocam dedi. Nasıl diye sorunca 1500 adet etiketi 600 TL' ye alır iken şimdi 2000 TL ye çıktı, etiket fiyatlarına yeni zam geldi dedi.
Gerçekten de etiketlerde indirim beklerken yeni yeni yılbaşı zamları gelmeye başladı. Yeni yıl zamlarını peşinden Ramazan ayı öncesinde Ramazan zammının geleceğini ifade eden çalışanın sözleri hâlâ kulağımda.
Sayın Cumhurbaşkanımız: "Fiyatlar nasıl hızlı çıktıysa aynı hızla düşmelidir" demişlerdir.
Bazı parti; temsilcileri ve gençlik teşkilatındaki gençlerini, yaygın ve büyük marketlere gitmelerini ve market yöneticilerinden beklenen indirimleri yapmaları konusunda rica etmeleri hususunda görevlendirmiştir. Bazı STK yöneticileri de üyelerine benzer talepte bulunmuşlardır.
TESK başkanının " Beklenen indirimler yapılmadı. Üstelik yılbaşı bahanesiyle fiyatlar tekrar yükseltildi". şeklinden verdiği demeç anlamlıdır. Beklenen fiyat indirimlerinin yapılmadığını büyük bir STK başkanı olarak ifade etmesi önemlidir.
TİSK Başkanı " Türkiye'de gıda fiyatlarında fahiş artış görülmektedir" ifadesi yaşanan hayat pahalılığının başka bir ifadesidir.
Fiyat indirmemekteki inat niye...
Başta Cumhurbaşkanımızın, bakanların, üretici, toptancı ve perakendeci ile büyük marketlerden "dolar kurundaki yükseliş hızı kadar, sizde fiyatlarda aynı hızda indirime gidin" talebine duyarsız kalmaları ve fiyatları indirmemekteki inatlarına bir anlam veremiyorum. Sanki devlete başkaldırı gibi...
Fiyat indirimlerini, üretici firmaların ve yaygın marketlerin insafına bırakılmamalıdır. Zaten insafları olsaydı insafsızca zam yapmazlardı. İnsafsızca fiyat yükseltmezlerdi. Halkı zam yağmuruna tutmazlardı.
Denetim elemanlarının denetimlere çıktığı ve sonunda fiyat indirmeyen büyük marketlere küçük ve komik idari cezalar verdiklerini okuyoruz. Böyle küçük ve komik cezalar hayat pahalılığını önleyemez. Fiyatları indirmeye yetmez.
Büyük ve yaygın marketler sık sık denetlenmelidir. Meydan okumalara pabuç bırakılmamalıdır. Türk devletinin beşten büyük olduğu gösterilmelidir. Devletle inatlaşan firmalara devlet devletliğini göstermelidir. Devlete başkaldırı gibi davrananlara devletin baba gücü gösterilmelidir.
Elektrik, akaryakıt, benzin, mazot, otogaz, doğalgaz başta olmak üzere temel gıda maddelerinde, et, süt, bakliyat, peynir, şeker, un, yağ, makarna ve ekmekte fiyat indirimleri yapılmalıdır. Halk hayat pahalılığından kurtarılmalıdır.
Akaryakıtta yapılan indirimler pompa fiyatlarına yansımalı ve halk bu indirimi cebinde hissetmelidir. Akaryakıttaki indirimler halkın cebine yansıyacak şekilde olmalıdır.
Yapılacak ücret, maaş artışlarıyla verilecek refah payı halkın alım gücünü yükseltmelidir.
Piyasalardaki hayat pahalılığı, zamlar halkın canını sıksa da karamsarlığa gerek yok. Kriz çığırtkanlığı yapmaya lüzum yok. Bize düşen görev sakin olup sabırlı olmaktır.
Güvensizliği bırakın, devletimiz beşten büyüktür. Devletimiz güçlüdür, devletimize güveniyorum. Gün, birlik ve beraberlik günü...
Memur ve memur emeklisine en az asgari ücret kadar, yaklaşık %50 bir artış yapılmalıdır. THY işçilerine bu hafta içinde verilen enflasyon farkı ve üzerine %60 zam memur ve emeklileri umutlandırdı.
Vaatten çıkan ve toplu sözleşme maddesi haline gelen 3600 ek gösterge çalışmasını 2022 yılı sonuna kadar sürüncemede bırakılmamalı. En kısa sürede 3600 ek gösterge konusu sonuçlandırılıp gazi meclise getirilmelidir.
Güzel ülkemizin çalışanı ve emeklisi, maaş artışı, hissedilen enflasyon farkı ile refah payını hak ediyor.
Devleti yönetenlerimiz, Şeyh EDEBALİ'nin Osmanlı Devletini kuran Osman Beye verdiği "Bireyi yaşat ki devlet yaşasın" nasihatinin farkında olduğuna inanıyorum.
Halkı, bireyi, çalışanı, emekliyi, dulu, yetimi yaşatacak refah payını bekliyoruz.
Namık Kemal YILDIZ
"Coğrafya kaderdir." Son yıllarda en çok tekrarlanan sözlerden biri bu. Bir başarısızlık mı var? Coğrafya…
Bir köşe yazarı olarak zaman zaman bu köşeden hatta isim de vererek bazı İlahiyat Profesörlerine…
Türk milleti; vatana sadakati şeref bilen, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine bağlı kalan, Anayasa'nın ilk dört…
Yazar Ali Yurtseven, Azerbaycan’ın Gence ve Bakü şehirlerinde gerçekleştirdiği bir dizi kültürel temasla, iki kardeş…
Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği tarafından Ankara'nın Kızılay semtinde düzenlenen "Balkanlarda…
İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği (İKTA-DER) kuruluşunun birinci yılını bir Kermes ve bir Panel…
Bu site çerezlere izin vermektedir.