BİRLİK VE DİRLİĞİN SAĞLANMASI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Uzun zaman oldu yazı yazamadım.  Neden yazmadığımı soran siz okuyucularıma teşekkür ederim. Kıymetli okuyucularım, ciddi  bir ameliyat geçirdim. Aylarca hastaneden ve evden çıkamadım. Tedavim sürmekle beraber, şimdi kendimi iyi hissetmeye başladım. Siz değerli okuyucularımın motivasyonu ile tekrar yazmaya ve görüşlerimi paylaşmaya başladım.

Gündem ekonomi. 2021 Aralık ayı. Bir yandan 2022 yılı Bütçesi Gazi Meclisimizde görüşülmekte diğer yanda ise Çalışma Bakanlığı ile işçi -işveren sendikaları temsilcileri arasında asgari ücret belirleme çalışmaları sürdürülmektedir. Temennim;  asgari ücretin dar gelirli işçileri sevindirecek bir rakam olur.

Halkımızın günlük konuşmalarının çoğu: her gün kontrolsüz yükselen gıda fiyatları, her gün artan petrol, her gün zamlanan akaryakıt fiyatları, enerji fiyatları, her gün ve her saat yükselen dolar, altın fiyatları, buna bağlı olarak her gün artan hayat pahalılığı, Türk parasının değerinin düşürülmesi, yüksek enflasyon... Halk şaşkın, halk sabırlı ancak halk perişan...

Dünyayı yöneten üst akıl, azınlık elit tröstler, kendi menfaatlerine olan her türlü isteklerini geri kalmış ülke ve  gelişmekte olan ülke yöneticilerine kabul ettirmek, vesayeti altına almak istemektedir. Buna direnen, dik duran ülke başkanlarını iktidardan düşürmek için ekonomik kriz çıkarırlar, yetmez ise gerekirse ihtilal yaptırırlar.

Bunun örneklerini tarihimizde gördük. 1974 yılı Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında Başbakan  Bülent ECEVİT'in siyasi yıldızının parladığı bir dönemde; Amerikan yönetimi Başbakan ECEVİT'ten "Türkiye'de  afyon ekimini yasaklayın."  isteğinde bulunda. Bunu kabul etmeyen ECEVİT' i iktidardan düşürmek için Türkiye'deki yerli sermaye ile birlikte; döviz yükseltilmesi, Türk parasının kıymetinin düşürülmesi, yüksek enflasyon, tüp, yağ, benzin, mazot, şeker, sigara karaborsası, temel ihtiyaç mallarının stoklanması, hayat pahalılığını arttırılması, halkın iktidardan bezdirilmesi çalışmalarını uygulamaya koydular. Ve nihayetinde büyüklerimizin dediği gibi "Boş tencere iktidarı düşürür" sözü bir kere daha doğru çıktı. Boş tencere ECEVİT'i iktidardan düşürdü.

Yakın tarihimizdeki en yeni örnek: Türkiye'nin menfaatini ön plana alan ve emperyalist baskıya boyun eğmeyen Başkanı çeşitli komplolarla düşüremeyince en son olarak başarısız  15 Temmuz Hain Darbe Girişiminde bulunuldu.

Şimdi de benzer olayları gözlemlemekteyim. Tarih tekerrür mü ediyor ne.

Kontrol edilemeyen enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselme...Her gün her saat artan dolar,  avro, buna bağlı olarak artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon, millî gelir ve büyümeden adaletsiz paylaşım. Temel gıda maddeleri başta olmak üzere, arabadan tutunda tuvalet kağıtlarında hatta sigara da bile stokçuluk görülmeye başladı. Köylü, çiftçi, işçi, işçi  emeklisi, memur, memur emeklisi, dar ve sabit gelirli halkımız bu hayat pahalılığı altında ezilmektedir. Halk bezginleşmeye başladı.

 Zaman kötü, her zamankinden daha fazla millî birliğe, dirliğe, dayanışmaya, kenetlenmeye, iç kaleyi kuvvetli tutmaya ihtiyacımız var. Tam da bu ortamda gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmeli, iç barış kuvvetlendirilmeli,  hoşgörü ortamı geliştirilmeli,  ekonomik sıkıntılar giderilmelidir.

Yaşlılarımız derler ki “Ekmek dinin direğidir, aç insanın ne dini ne de imanı olur”.

Vatandaşına ekmek vereceksin, aş vereceksin, bireyi yaşatacaksın ki devlet yaşasın... Yoksula aş, işsize iş vereceksin, insani bir şekilde hayat sürebilmesini sağlayacaksın ki iç barış korunsun, millî birlik ve dirlik sağlansın.

İktidarın iç barışın korunması, millî birlik ve dirliğin sağlanması için biran önce gerçekleştirmesinde fayda görülen önemli ve öncelikli işler;

  • Vaatten çıkan ve toplu sözleşme maddesi haline gelen başta öğretmen, polis, sağlık çalışanı ve din görevlilerine 3600 ek gösterge verilmesi çalışmaları hemen sonuçlandırılmalıdır. 2023 yılı seçimlerini beklemeden 2022' nin ilk çeyreğinde uygulamaya koyulmalıdır. Seçim sisteminde %50+1 gibi bir OY 'un bile önem kazandığı bu süreçte iktidar oy kaybetmeyi göz almamalıdır. Zira bütün seçimlerde iktidara oy veren samimi seçmenlerin bile 3600 ek gösterge bu yıl sonuçlamaz ise biz bile OY vermeyiz sözleri, homurdanmaları etrafta duyulmaya başlamıştır.
  • Başta görev yapan öğretmenler olmak üzere 3600 ek göstergeyi aldığında emekli maaşlarında ve ikramiyelerde iyileşme olacaktır. Büyük bir sayıdaki öğretmen emekliye ayrılacaklar. Boşaltılan kadrolara, tayin bekleyen on binlerce genç işsiz öğretmen atanacaktır. Aynı şekilde polis, din görevlisi ve sağlık çalışanlarından emekli olacakların boşattığı kadroya on binlerce genç girecektir. Devlet bireyine iş ve aş vererek bireyini yaşatma imkanına kavuşmuş olacaktır.
  • Yapılan imtihanı kazanarak uzman öğretmen ve başöğretmen olanlara görev süresince ödenen uzman öğretmen ve baş öğretmenlik ödemesi emekli olduğunda kesilmektedir. Uzman ve başöğretmenlik ödemesinin emeklilikte de devam ettirilmesi sağlanmalıdır.
  • Memur ve memur emeklilerinin toplu sözleşme sonrası ani gelişen yüksek enflasyon, döviz artışı ve Türk parasındaki değer kaybı, hayat pahalılığı göz önünde bulundurarak yapılması düşünülen alım gücünü yükseltmeye yönelik ek protokol de  oluşturulan yüksek beklenti karşılanmalıdır. Refah payı verilmelidir.
  • Köylünü kullandığı mazotun yarısı süspanse edilmelidir.
  • Kamu harcamalarında israf önlenmelidir.
  • Vergiler ve oranları işçi ve memurlar lehine yeniden düzenlenmelidir.
  • Üretimi artırmaya yönelik teşviklerin verilmelidir.
  • Üretimi artıracak köylü, çiftçi ve sanayicilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekir. Bu konuda teşvik verilmelidir. Çiftçilerimiz 10 TL. ye yükselen mazot, ürününün sulamak için harcadığı elektrik fiyatının yüksekliğinden rahatsızdır.
  • Üretimi artırmak isteyen çiftçimizin tarlasında kullandığı üre gübre fiyatı, dış piyasada 320-380 dolar arasında iken Türkiye'de 1050 dolar olmasından hoşnut değildir.
  • Çiftçimiz ürünlerini, çeltiklerini tüccara satmakta ancak tüccar ödemeleri 3 veya 4 ay sonra yapmaktadır. Çiftçimiz mazot borcunu ödemek için bankalardan yüksek faizle kredi çekmek zorunda kalmaktadır. Çiftçilerimiz de perişandır.
  • Devletimiz, çiftçimizin çeltiğini Devlet Mahsulleri Ofisi aracılığı ile satın alması yoluna gitmeli ve ödemelerini peşin yapmasını sağlamalıdır.

Bir milyon öğretmen, sağlık çalışanı, polis ve din görevlileri yaklaşık 4 milyon OY demek. Bunların eş, çocuk ana ve babaları ile birlikte yaklaşık 10 milyon OY eder.

 

Seçim sisteminde %50+1 gibi bir OY 'un bile önem kazandığı 2023 yılı seçim sürecinde hesaplar iyi yapılmalıdır.

 

Bu talepler ihmale ve ertelemeye gelmez…

Evet, 10 Milyon “Oy”a ne dersiniz? seçimleri öncesinde 10 milyon seçmen Sayın Cumhurbaşkanından bir müjde bekliyor.

Az sabır hanımlar beyler, az sabır...

Devleti yönetenlerimiz, Şeyh EDEBALİ'nin Osmanlı Devletini kuran Osman Beye verdiği "Bireyi yaşat ki devlet yaşasın" nasihatinin farkındadır.

Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, iktidarın siyaset bilimcileri, toplum mimarları, seçimden sorumlu yetkililer, karar vericiler, kurt politikacılar, seçim öncesinde 10 milyon OY’u garanti etme sanatını icra etme bilgi, beceri, tecrübe ve iradesine sahiptirler…

Az kaldı iyi günlere. Devletimize güveniyorum.

Şimdiden hayırlı olsun demek istiyorum…

Namık Kemal YILDIZ

Namık Kemal Yıldız

Namık Kemal YILDIZ; Eğitimci-yazar. Ankara Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Millî Eğitim Bakanlığında çeşitli görevlerde bulundu. İngiltere, Romanya, İran ve Afganistan'da Millî Eğitim Bakanlığı adına çalışmalara katıldı. Eğitim alanında yazılarına Maksat İstihdam'da devam etmektedir.

Son haber

COĞRAFYA KADER MİDİR MAZERET Mİ?

"Coğrafya kaderdir." Son yıllarda en çok tekrarlanan sözlerden biri bu. Bir başarısızlık mı var? Coğrafya…

% gün önce

İLAHİYAT PROFESÖRÜ MEHMET OKUYAN’A BİR CEVAP

Bir köşe yazarı olarak zaman zaman bu köşeden hatta isim de vererek bazı İlahiyat Profesörlerine…

% gün önce

DEVLET AKLI, MİLLET VİCDANI

Türk milleti; vatana sadakati şeref bilen, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine bağlı kalan, Anayasa'nın ilk dört…

% gün önce

Ali Yurtseven: Azerbaycan Edebiyat Dünyasında Bir Köprü

Yazar Ali Yurtseven, Azerbaycan’ın Gence ve Bakü şehirlerinde gerçekleştirdiği bir dizi kültürel temasla, iki kardeş…

% gün önce

BALKAN TÜRKLERİNİN MİLLÎ SESİ ERDOĞAN SARAÇ ANKARA'DA

Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği tarafından Ankara'nın Kızılay semtinde düzenlenen "Balkanlarda…

% gün önce

İKTA-DER'DEN ANKARA'DA İKİ ETKİNLİK: KERMES VE PANEL

İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği (İKTA-DER) kuruluşunun birinci yılını bir Kermes ve bir Panel…

% gün önce