
İslam tarihi bir çok alim ve veli zat yetiştirmiştir. Çağlar boyunca bir çok kişi küfre, zulme ve imansızlığa karşı ilmi savaşlar vermiştir. Bunlardan bir tanesi de yakın tarihimizde, Türkiye topraklarında yetiştirmiştir. Bediüzzaman (Zamanın harikası) ismi ile bilinen ve Türkiye'nin son 100 yılına damga vurmuş isimlerden olan Said Nursi, vefatının 61. sene-i devriyesinde dualarla anılıyor.
İslam'a hizmetleri büyük olan ve modern çağın en büyük İslam Alimi olarak addedilen Said Nursi'ye Bediüzzaman, yani Zamanın Harikası ismi bir çok özelliği nedeniyle verilmiştir. Yazdığı eserlerini Risale-İ Nur Külliyatı'nda bir araya getiren Said Nursi, gerek ilmi, gerekse keskin zekası ile hem yaşadığı dönemde, hem de dönemi sonrasında en çok bilinen ve konuşulan isimlerden biri olmuştur.
19 ve 20. Yüzyılın en çok bilinen isimlerinden olmayı başarmış olan Bediüzzaman Said Nursi, 1878 yılında, Bitlis Vilayeti'ne bağlı Hizan Kasabasının Nurs köyünde dünyaya gelmiştir. Yedi çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olan Bediüzzaman, Abdullah Mirza ve Nuriye isimli anne ve babadan doğmuştur.
Molla Mehmed Emin Efendi'nin medresesinde eğitim hayatı başlayan Said Nursi'nin yeteneği ve keskin zekası öyle gelişmişti ki, henüz 15 yaşındayken hocası tarafından kendisine Bediüzzaman, yani zamanın harikası ismi verilmişti.
Bediüzzaman'ı henüz gençken bile diğer İslam bilginlerinden ayıran, İslam ilmine hakimiyeti kadar, modern bilim, felsefe ve toplumsal terminolojilere olan hakimiyeti ve bu yönde kendisini geliştirmesi olmuştur. Keza Risale-i Nur Külliyatı'nda topladığı eserlerde sıkça modern bilim atıflarını İslam dini ile örneklendirmiştir.
Gençliği eğitim ve eser yazmakla geçen Said Nursi, 1.Dünya Savaşı'nda gönüllü olarak orduya katılmış, Pasinler Cephesi'nde Ruslara karşı savaşırken bir dönem esir düşmüş ve 6 ay Tiflis'te tutulmuştur. Esaret döneminin ertesinde ise işgal altındaki İstanbul'a gelen Bediüzzaman, gerek İstanbul'un işgaline karşı yazdığı yazılarla, gerekse Milli Mücadeleye verdiği destek ile öne çıkmıştır. Özellikle Kuvay-i Milliye'ye verdiği destekle bilinen Said Nursi, Hutuvat-ı Sitte Risalesi'ni İngiliz işgaline karşı yazınca, İngiliz Başkumandanı tarafından idam ile yargılanmak üzere suçlanmıştır.
Cumhuriyetin kurulması sonrasında ise Risale-i Nur eserlerini yazmaya devam eden Said Nursi, Cumhuriyetin ilk yıllarından vefatına kadar yazdığı eserler nedeniyle çokça mahkemelere ve hapis cezalarına maruz bırakılmıştır.
Zorlu ve mücadele dolu bir dönemin ardından, 23 Mart 1960'ta, bir Ramazan gecesinde hayata gözlerini yummuştur.
Bediüzzaman'ın en önemli eserleri Risale-i Nur adını verdiği külliyat içinde bulunan kitaplarıdır. Günümüzde bu kitaplar Nurcular adı verilen grup tarafından sık sık okunur ve tartışılır.
Bu eserler;
Sözler
Mektubat
Lem'alar
Şualar
Tarihçe-i Hayat
Barla Lahikası
Kastamonu Lahikası
Emirdağ Lahikası
İşaratü-l İ'caz
Mesnevi-i Nuriye
Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Asa-yı Musa
Zülfikar
Sirac-ün Nur
Tılsımlar
İman ve Küfür Muvazeneleri
Külliyat dışındaki eserleri;
Âsâr-ı Bedîiyye
Kızıl İcaz ve Talikat
Rumuzat-ı Semaniye
Muhakemat
Münazarat
Hutbe-i Şamiye
İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi
Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı…Uluslararası Emek ve Dayanışma Günü1 Mayıs sadece bir kutlama günü değil.Emeğin…
Türk Dünyası, Balkan Türkleri Dayanışma ve İşbirliği Derneği olarak bizler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve…
Türkiye’de yaşlı nüfus hızla artarken hükümet “Uzun Süreli Bakım Sigortası” için düğmeye bastı. Yeni sistemle…
Bu yazımı bir öğretmen, bir öğretmen çocuğu ve bir öğretmen babası olarak yazıyorum. İlkokuldan üniversite…
Fener Rum Patrikhanesi, kökeni 4. yüzyıla uzanan ve İstanbul (Konstantinopolis) merkezli bir Ortodoks dini kurumudur.…
Hasbelkader Kitap Fuarlarına katılıyorum. Şunu baştan sorayım. Kitap Fuarlarındaki kitaplar ne kadar ilim ve irfana…
Bu site çerezlere izin vermektedir.