
DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası tarafından yapılan ‘Covid-19 Sürecinde Kamuda İstihdam Raporu’ açıklandı. Raporda sözleşmeli veya işçi fark etmeksizin kamuda istihdama ait veriler paylaşıldı. Verilerde kamuda istihdama dair sorunlardan, genel istihdam azlığına kadar geniş skalada sonuçlar yer aldı.
DİSK'in raporuna göre yıllar içerisinde memurluk, yerini sürekli işçi kadrosundaki istihdam biçimine bırakmış durumda. Bu da artık kamuda eskisi kadar imtiyazlı ve garanti bir çalışma alanı kalmadığına işaret ediyor.
DİSK'in araştırmasında Türkiye'nin de dahil olduğu OECD ülkeleri (İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı) ile Türkiye karşılaştırıldı.
TÜRKİYE'DE KAMU İSTİHDAMI AZ
Sanılanın aksine, OECD ülkelerine nazaran Türkiye'de kamu istihdamı bir hayli az. Türkiye'de toplam istihdamın sadece yüzde 10'u kamuda olurken, OECD'de bu oran yüzde 17'den fazla.
Bu ülkelerin büyüme oranlarına bakıldığında, Türkiye, İtalya ve Macaristan'da ekonomik büyümenin kamu istihdamına yansımadığı görülüyor.
KAMU-ÖZEL SEKTÖR'DE KAÇ KİŞİ ÇALIŞIYOR?
DİSK'in raporuna göre 2015 yılında kamuda herhangi bir şekilde istihdam edilen toplam 3 milyon 520 bin 530 kişi varken, 2017'de 696 sayılı KHK ile taşeron işçilerin kadroya alınması ile bu rakam 4 milyon 779 bin 352'ye kadar çıktı.
Özel sektör istihdamında ise Covid-19 ve ekonomik kaynaklı azalma var. 2 milyona yakın düşüş yaşanan özel sektörde bu yıl itibari ile 22 milyon 774 bin 648 kişi çalışıyor.
Bu rakamlara göre ülkemizde her 10 kişiden 8'i özelde, 2'si kamuda çalışıyor.
TAŞERONDAN KADROYA GEÇİŞ FARK YARATTI
Kamuda istihdam şeklinde sözleşmeli personelin yerini sürekli işçi alıyor gibi görünüyor. Son beş yılda memur sayısı yüzde 2.1 artarken, bu artış sürekli işçi kadrosunda yüzde 241 arttı. Elbette bu farkın oluşmasında 696 sayılı KHK ile işe girenlerin fazlalığı etkili oldu.
Belediyede sürekli işçi kadrosunda çalışanların sayısı yüzde 30 oranında azalma ile 494 bin 510'a düştü.
