
Usta’nın TBMM’de düzenlediği basın toplantısında dile getirdiği iddialar, yalnızca rakamların büyüklüğüyle değil; ön lisans dağıtım sürecinde liyakat ve şeffaflık tartışmalarıyla da dikkat çekti.
Basın toplantısında konuşan Usta, EPDK’nın özellikle rüzgâr ve güneş enerjisi ön lisansları konusunda uyguladığı yöntemin, kamu aleyhine ciddi sonuçlar doğurduğunu savundu. Usta’ya göre, bakanlık eliyle yapılan ihalelerde fiyat rekabeti, yerli katkı ve teminat gibi unsurlar bulunurken; EPDK uygulamalarında bu kriterlerin devre dışı bırakılması, büyük bir rant alanı oluşturdu.
Bu kapsamda, Usta, “Devletin kaybı hesaplanabilir ve somuttur” diyerek, ortaya koyduğu rakamların siyasi değil, hesaplama ve karşılaştırmaya dayalı olduğunu vurguladı.
Usta’nın üzerinde özellikle durduğu başlıklardan biri de ön lisans başvurularının hangi kriterlere göre değerlendirildiği oldu. İddialara göre;
Başvuru sıraları kamuoyuyla paylaşılmadı
Hangi dosyanın hangi gerekçeyle kabul edildiği açıklanmadı
Liyakat, sermaye yeterliliği ve teknik kapasite kriterleri şeffaf biçimde ortaya konulmadı
Usta, bu noktada “Başvuru sırasının, eksik belgelerin ve değerlendirme sürecinin bilinmemesi, kayırmacılık iddialarını güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalara da değinen Usta, verilen cevapların teknik ve sayısal karşılık içermediğini öne sürdü.
Özellikle elektrik fiyat artışlarına ilişkin açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savunan Usta, konut ve sanayi elektriğindeki artış oranlarını örnek göstererek, “Bir bürokrattan beklenen, eleştiriye rakamla ve hesapla cevap vermesidir” dedi.
Usta’ya göre iddia edilen kamu zararı;
Ya vatandaşın elektrik faturalarına yansıyacak
Ya da Hazine üzerinden, dolaylı olarak tüm topluma yük olacak
Bu nedenle meselenin yalnızca bir kurum tartışması olmadığını belirten Usta, “Bu konu, doğrudan kamu maliyesini ve vatandaşın cebini ilgilendiriyor” değerlendirmesini yaptı.
Usta, açıklamalarında Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenerek, iddiaların ciddiyetle ele alınmasını istedi. “İş işten geçmiş değil” ifadesini kullanan Usta, eğer iddialar doğru değilse bunun şeffaf bir şekilde ortaya konulması, doğruysa da gerekli adımların atılması gerektiğini söyledi.
Uzmanlara göre bu dosya üç açıdan kritik:
Kamu kaynaklarının kullanımı
Enerji piyasasında adil rekabet
Düzenleyici kurumların hesap verebilirliği
Bu başlıklar, yalnızca siyasi tartışma değil; aynı zamanda kurumsal güven ve hukuk devleti açısından da belirleyici kabul ediliyor.
53,1 milyar dolarlık iddia, bugüne kadar kamuoyunda dillendirilen en yüksek rakamlardan biri olarak öne çıkıyor. İddiaların doğruluğu ya da yanlışlığı, bağımsız ve şeffaf bir inceleme ile ortaya konulmadığı sürece tartışma büyüyerek devam edecek gibi görünüyor.
Kamuoyunun beklentisi ise net:
İddialar ya belgeleriyle çürütülsün ya da gereği yapılsın.
Türkiye'nin son iki yıldır en fazla tartıştığı siyasi başlıklardan biri “Terörsüz Türkiye” sürecidir. Süreç, MHP…
Ah Bizim Sağcılar ah! Vah Bizim Sağcılar vah! Bu Ülkede solcu kendi adamına sahip çıkar.…
Abartıcı-kabartıcı şairler, süslemeci-püslemeci şairler, yapmayın, etmeyin. Yırtınmayın. Dağlarda havalarda uçmayın. Denizlerde nehirlerde zıplamayın. Her vadide…
Türk tarihinin en büyük devlet adamlarından Bilge Kağan, yaklaşık bin üç yüz yıl önce Orhun…
Bu günlerde siyasi koridorlarda mutlak butlan tartışmaları, yolsuzluk iddiaları ve bitmeyen polemikler konuşuluyor olabilir. Ancak…
İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği (İKTA-DER) Başkanı Ahmet Sandal, “Ülkemizde toplum fertleri arasında edebi,…
Bu site çerezlere izin vermektedir.