
1 Kasım 2020 itibari ile kadroya geçiş sırasındaki sözleşmeleri sona erecek olan 4/D sürekli işçilerin bu tarihten itibaren asıl iş koluna geçecek olmaları sendikalar arasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. 300 bin taşeronun sendikalarının yeniden belirlenecek olması Hak-İş Konfederasyonu ile Türk-İş Konfederasyonu arasında fikir ayrılığına neden oldu. Son dakika taşeron haberleri işçiler tarafından ilgi ile takip edilirken, işçiler kendilerini bir tartışmanın ortasında buldu.
696 sayılı KHK'nın çıktığı dönemde, taşeron olarak çalışan işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçişi için bir sendika bünyesine geçirilmesi talep edildi. Taşeron oldukları dönemde genel iş kolunda sayılan işçiler, yaptıkları iş fark etmeksizin aynı seviyede sendikalara alındı. Örneğin o dönem hastanede kadroya geçen işçi, normal şartlarda sağlık ile ilgili bir iş kolunda değil, genel bir iş kolunda sendikaya alındı.
İşte geçişte yaşanan bu olay, 1 Kasım'dan itibaren değişecek. İşçilerin artık kendi iş kollarında sendikaya geçişi istenecek. Bu da 300 bin taşeronun yer değiştireceği anlamına geliyor.
Bu tarihlerde aynı zamanda toplu sözleşme sürecinin olacak olması ortada istenmeyen bir karışıklığın da fitilini ateşlemiş olacak. Karışıklık en çok sendikalar için olacak.
1 Kasım'dan itibaren başlayacak sendika değiştirme süreci Hak-İş ile Türk-İş arasında fikir ayrılığına neden oluyor. Hak-İş, hali hazırda devam eden durumun değişmesinin daha büyük karışıklık ortaya çıkaracağını söylüyor. Nedeni ise işçilerin uzun zamandır örgütlenmiş olduğu sendikalarını değiştirmeye zorlanmasına karşı çıkmaları. Hak-İş, böyle bir kararın sendikal özgürlüklere aykırı olduğunu beyan ederken, diğer sendikaları taşerona geçiş sürecinde işçileri kaydettirmekten geri durmak ile suçladı.
Türk-İş ise hali hazırdaki maddenin geçici olduğunu, kalıcı olması halinde ise sendikal barışa büyük bir zarar vereceğini ifade ediyor. 1 Kasım'da sendikaların değişmemesinin iş barışını da etkileyeceğini savunan Türk-İş; "Mahalli idarelerde 1 Temmuz’da sona eren iş koluna göre sendikalaşma ilkesi istisnası, kamu kurum ve kuruluşlarında 1 Kasım’da bitecek. Bu istisnanın kalıcı hale getirilmesi ya da sürecin uzatılması, Ülkemizde 1947’den beri uygulanmakta olan iş koluna göre sendikalaşma modeline göre oluşan sendikal düzeni alt üst edecek ve sendikalar arasındaki çekişmeleri kavgaya dönüştürecektir. Çoklu sendikanın yol açacağı rekabet şartları iş yerindeki verimi ve iş barışını olumsuz etkileyebilecektir. Bir iş yerinde sadece bir toplu iş sözleşmesi olması kuralı ortadan kalkacağı için aynı kamu işyerinde çalışma koşullarını düzenleyen birden çok toplu iş sözleşmesi söz konusu olabilecektir.” ifadeleri ile süreci sahiplendi.
Maksat İstihdam
"Coğrafya kaderdir." Son yıllarda en çok tekrarlanan sözlerden biri bu. Bir başarısızlık mı var? Coğrafya…
Bir köşe yazarı olarak zaman zaman bu köşeden hatta isim de vererek bazı İlahiyat Profesörlerine…
Türk milleti; vatana sadakati şeref bilen, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine bağlı kalan, Anayasa'nın ilk dört…
Yazar Ali Yurtseven, Azerbaycan’ın Gence ve Bakü şehirlerinde gerçekleştirdiği bir dizi kültürel temasla, iki kardeş…
Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği tarafından Ankara'nın Kızılay semtinde düzenlenen "Balkanlarda…
İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği (İKTA-DER) kuruluşunun birinci yılını bir Kermes ve bir Panel…
Bu site çerezlere izin vermektedir.